Suriye’nin kuzeyinde muhalefet fraksiyonları arasındaki çatışmalar neden devam ediyor

Suriye’nin kuzeyinde muhalefet fraksiyonları arasındaki çatışmalar neden devam ediyor

Suriye Geçici Hükümeti bünyesinde bulunan Savunma Bakanlığı’na bağlı muhalefet fraksiyonları arasındaki çatışmalar devam etmektedir. Sonuc olarak asker ve siviller arasında can kayıpları yaşanıyor.

Bu iç çatışmaların en yenisi, 51.tümenin bir unsuru ile el-Selam Tugayına ait bir unsur arasında çıkan anlaşmazlıktan dolayı Halep’in kuzeyinde yer alan Afrin kentinde yaşandı. Olay gittikçe büyüdü ve geçtiğimiz 23 Nisan Cumartesi günü iki tarafa ait güçler, meseleye müdahale etti. Çatışmanın sonucunda Şam’ın Doğu Guta ilçesinden yerinden edilen vatandaş Mustafa el-Baş kafasından vurularak yaşamını yitirdi ve Hama’dan yerinden edilen Eid el-Casim adında bir kişi yaralandı. 

Suriye’nin kuzeydoğusunda yer alan Rasulayn’da 22 Nisan Cuma günü, Kurtuluş Devrimciler Heyeti tarafından el-Ka’ka fraksiyonuna düzenlenen baskının sonucunda bir kişi öldü üç kişi de yaralandı. 

Suriye Geçici Hükümeti’nin Savunma Bakanlığı, geçtiğimiz nisan ayı başlarında, silahların güvenlik noktaları, askeri kamplar ve cephe hatlarında sınırlandırılması gereğini vurgulayan bir açıklama yayınlamıştı.

 Bölünme ve birleşme arasında fraksiyonlar çatışması

Askeri ve stratejik uzman Tuğgeneral Ahmet Rehhal, muhalefet fraksiyonlarının çatışma sahnesini genel olarak şöyle anlattı: birleşik bir liderliğin yokluğu nedeniyle geçerli yasa, orman kanunudur. Dolaysıyla sahadaki unsurlar da arazi ve güvenlik noktalarını kontrol ederek dar çıkar ve menfaatleri her şeyin üstüne tutuyorlar. 

Al-Hal Net’in yaptığı röportajda Rehhal şunu aktardı: bazı muhalefet fraksiyonları arasında yapılan birleşme ve entegrasyon vakaları, rejim güçleri karşısında ellerindeki bölgeleri askerî açıdan güçlendirmek amacıyla değil, sadece diğer silahlı fraksiyonlara karşı zorbalık etme girişimdir. 

‘’Azim fraksiyonunun liderliği, kendi güçlerini Kuzey Suriye’de daha fazla kontrol sağlamanın bir aracı olarak görürken, Devrimciler Heyeti ise kendi gücünü artırmayı, diğer fraksiyonların daha küçük ve zayıf tarafları ele geçirmesini engellemenin bir yolu olarak görüyor. Bu bakış açısını benimsemek, muhalefet fraksiyonlarının savaşma ihtimallerini artıyor.

Farklı fraksiyonların birleşme örneği olarak, El-Şamiye Cephesi ile Sultan Murat Tümeni’nin birleşmesiyle başlayan ‘Azim’ fraksiyonunun birleşik komuta odasını dile getirebiliriz. Daha sonra bu fraksiyon, Ahrar el-Şarkiye ve Ceyşul-İslam tümenleri, Sukur el-Şemal Tugayı katılmıyla daha da geniş bir temele sahip oldu. 

Öte yanda el-Hamza, Sultan Şah ve el-Mu’tasım Tümenlerinin Azim fraksiyonunun birleşik komuta odasından çekilmesinden sonra Devrimciler Hareketi adıyla teşkil edilen fraksiyon, Şam Lejyonu, Süvar el-Şam, el-Müntasır-Billah, birinci Tümen, dokuzuncu Tümen ve Tugay 112’den oluşmaktadır. 

Şam Kurtuluş Heyeti (HTŞ) anlaşmazlığı tırmandırıyor

Güvenlik nedenlerinden dolayı ismini açıklamamayı tercih eden muhalif bir subay: muhalefet fraksiyonları arasındaki iç savaşı, muhalefetin kontrolündeki alanlarda mevcut kaynaklar kamu yararına değil özel çıkarlar yönünde kullanılmakta ve aynı zamanda her fraksiyonun diğerlerinin etki alanlarına göz koymasına bağladı. 

Al-Hal Net’e konuşan firari subay, Suriye toprağını dört etki alanına ayırıyor; Şam hükümeti ve müttefiklerinin kontrol alanı, Türkiye tarafından desteklenen kuzey Suriye fraksiyonları, Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’nin kontrol bölgeleri ve en son Şam Kurtuluş Heyeti (HTŞ)’nin yönettiği bölgeler. Bilindiği üzere HTŞ, Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı operasyon yoluyla kontrol edilen bölgelerde mevcut Milli Ordu fraksiyonlarını, Fırat’ın doğusundaki bölgede etkisini güçlendirmek ve ekonomik faaliyetlerini genişletmenin önüne bir mâni olarak görüyor.

Muhalif subay konuşmasına devam ederek şunları da aktardı: bir aydan fazla bir süre önce Milli Ordu’ya bağlı dokuzuncu Tümen komutanı ile Şam Kurtuluş Heyeti (HTŞ) lideri el-Colani’nin yardımcısı Ebu-Ahmet Zakkur arasında güvenlik işbirliğine dair haberler yayımlanmaya başladı. Devrimciler Hareketi tarafından inkâr edilmesine rağmen Hareket’in bazı liderleri ile el-Colani’nin kendisi arasında görüşmeler düzenlendi. Sonra da Şam hükümeti ve SDG ile geçiş noktalarının kontrolü konusunda şiddeti artan çatışmalarla beraber, Azim birleşik komuta odası tarafından gelen riski hissettikten sonra, HTŞ’ye yakın bir isim sayılan Şam Lejyonu komutanı Munzur Seras ve lejyonun liderlerinden biri olan Tuğgeneral Fedlullah el-Haci ile Devrimciler Hareketi’nin bazı temsilcileri arasından el-Gazawiye ilçesinde bir görüşme yapıldı. Böylece HTŞ’nin, Milli Ordu’nun bazı fraksiyonlarını, diğer fraksiyonlar pahasına, kendi çıkarlarına dayalı olarak desteklemeye çalıştığı anlaşılır. Bu durum muhalefet fraksiyonları arası yaşanan mücadeleyi tırmanma yönüne itiyor. 

Muhalefet fraksiyonları her yerde sorun çıkarma peşinde

İsmini açıklamak istemeyen Azim Odası’ndan bir lidere göre Suriye hükümeti kontrolünden çıkmış bölgeleri yönetmenin en iyi stratejisi ‘yuvarlak masa yöntemi’ olarak adlandırılan yöntemdir. 

Al-Hal Net’e yaptığı konuşmaya şöyle devam etti: bahsettiğim yöntem, daha önce askeri fraksiyonların çoğunun katıldığı Azim Odası güvenlik ofisi tarafından yürütülen, istikrar ve güvenlik sağlayan ve muhalefet tarafları arasından yaşanan çatışmaları azaltan yöntemdir. Ancak Azim Odası’ndan ayrılmalar yaşanmasıyla Devrimciler Hareketi, Üçüncü Kolordu, Kurtuluş ve İnşa Cephesi kurulmasından sonra kargaşa yeniden başladı. 

Muhalif Subay, kendi adına: Devrimciler Hareketi unsurları ile Şam Lejyonu liderliği arasında yapılan görüşmeden sonra geçiş noktalarının kontrolüyle ilgili bir anlaşmazlık ortaya çıktı. Bu anlaşmazlık ancak Abu el-Zandin geçiş noktasından gelen kaynakların eşit olmayan oranlarda paylaşılmasına dair bir anlaşma yapıldıktan sonra sona erdi. 

‘’fraksiyon ve hareketlerin liderlerinin hırsları ve kişisel kazançları artırma istekleri, onları Pazar, köy, şehir veya kamp olsun, her yerde sorun yaratma yönüne itiyor. Dolasıyla muhalefet fraksiyonları arasındaki çatışmalar tırmanmakta ve ufukta bir istikrar inşa etme ihtimali görünmüyor.

Al-Hal Net sitesi kendi adına, Suriye Milli Ordusu’nun resmi sözcüsü ve Devrimciler Hareketi’nin temsilcileriyle iletişim kurarak muhalefet fraksiyonları arasındaki çatışmalara ilişkin fikirlerini rapora dahil etmeye çalıştı. Ancak hiçbir taraftan yanıt alınmadı.