*Tışrin ayaklanmasından sonra din ve mezhep kaybettiren karta dönüştü mü, islami partilerin isim değiştimesine sebep oldu mu?

*Tışrin ayaklanmasından sonra din ve mezhep kaybettiren karta dönüştü mü, islami partilerin isim değiştimesine sebep oldu mu?

Verilere göre; önümüzdeki Ekim ayında yapılacak parlemento seçimlerinden önce, Irak partilerinin büyük bir kısmı, özellikle islami olanlar ulusal bir dil ile konuşmaya başladılar. Gözlemciler bu değişimi Tışrin ayaklanmasının bir etkisi olarak görmektedir. Bu ayaklanmadan sonra Iraklıların siyasal islam ve mezhepçiliğe karşı olan nefreti daha belli bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Kendisini mezhepsel ve siyasal islamdan uzak duran bir parti olarak göstermek amacıyla adını değiştiren partilerin en önemlileri: D.Salah Al-Arbawi tarafından başkanlığı yapılan Wa’y Hareketi ve başkanı  Abdul-Hüseyin Abtan olan İktidar Hareketi isimli  partilerdir. Bahsetmeye değer ki; bu iki hareket şii din adamı Ammar Al-Hakim tarafından yönetilen Al-Hikma partisinden ayrılmıştır.

Bu degişilikler aynı zamanda Irak Kürdistan bölgesini de kapsamaktadır. Bunun örneği İslami Cemaat partisinin Şubat ayında yapılmış konferansından sonra adını Adalet Cemaatı olarak değiştirmesidir.

Tışrincilerin görüşü:

Al-Nasıriye ilinde ayaklanmada aktivist olan Hüseyin Al-Gurabi AL-HAL NET’e şöyle konuştu:  seçimler  her yaklaştığında siyasal islami partiler kılıf değiştiriyor.Bunu  2014 ve 2018 de yapılan seçimlerde de yaşadık. Bir çok parti dini anlamlı isimlerinin yerine ulusal isimleri kullandığını gördük ve adaylarının arasında din ile bağı olmayan kişileri bulundurmaya çalıştılar. Aslında bunlar sadece ülkenin insanlarını kandırma çabasıydı. Al-Gurabi şöyle devam etti; bu partiler her zaman olduğu gibi kendi ekonomik çıkarlarını korumaya çalışıyor, bu yüzden siyasi bir yenilenmeden bahsetmek çok anlamsız kalmaktadır. İnsanlar da bu kandırmacanın farkında, özellikle Tışrin Ayaklanmasından sonra.

18 yıl sonra mezhepsel siyasetinin sonu geldi.

18 yıl önce Irak eski rejiminin çöktüğü günden beri siyasi partiler hep dini kullanarak oy kazanmayı başarıdılar, ama Tışrin ayaklanmasından sonra bu denklem değişti, ulusal ruh yeniden canlandırıldı.Vatandaşlar, özellikle gençler mezhepsel aşırılıktan uzaklaşmaya başladı, bu da ayaklanmanın büyük bir üstünlüğüdür. Bu yüzden 18 yıl boyunca iktidarda olan parti ve hareketler, aşiret, mezhep ve etnik aidiyet yerine ulusal düşünceyi benimsemeye başladılar. Ama bu değişim bize Iraklılar olarak hiç birşey katmamaktadır. Bu partilerin siyasi arenadan çekilmesi ve işledikleri suçlardan dolayı yargılanmasını talep ediyoruz.

Iraklı yazar Muntazir Nasır şöyle konuştu: dini partilerin genelikle kendi deneyimlerine hoşnutsuzlukla bakması olumlu bir sinyaldir. Dini, siyasal bir programa dönüştürerek devlet ve toplum paramparça edildi ve sadece isim değiştiren bu partilerden gerçek bir değişim beklenmemelidir. Çünkü kökleşmiş bir zihniyetten kurtulmak pek kolay olmaz, ama buna rağmen bu adım, hataları ayıklama ve düzeltme yönünde ilk adım olarak görünmektedir. Son yıllarda insanlarda büyük bir farkındalık oluşmasına herkes şahit olmaktadır. Bundan dolayı islami hareketler görünüşte olsa bile siyasal islamdan uzak durmaya çalışmaktadır.

Antikomünizmden Tışrin ayaklanmasına itaat etmeye.

AL-HAL NET ulusal bilgelik hareketinde sorumlu olan  Muhammet Husam Al-Hüseyini ile görüşerek siyasal islam güçlerinin görüşlerini araştırdı. Al-Hüseyini şöyle konuştu:  Irak eski rejimi çökmeden önce, islamcılar bir islam devleti kurma isteğini açık bir şekilde söylüyorlardı,  sadece farklı olarak sayın Muhammed Bakır Al-Hakim  bu konu hakkında fikirlerini şöyle izah ediyordu: şimdilik amacımız diktatörlüğü devirmektir, sonraki dönem için karar milletindir.

Al-Hüseyini konuşmasına devam ederek : siyasi çalışmaların yönü ülkedeki genel duruma bağlıdır. Tarihte biraz geriye gidersek bunu anlarız ki Irak’ta yayılan komünizm dalgasına karşı islamcılar organizasyonlar kurma yönünde çalışmaya odaklandı, diğer yandan Baas rejiminin yaptıklarından dolayı silahlı ve devrimci aktivitiler başlattı. 2003 yılından sonra artık yasal kanallarda çalışmaya devam etti.

Bugün Irak kamuoyu ulusal söylemi tercih etmektedir, bu da islami partileri ulusal görüşleri benimsemeye teşvik etmektedir. Bu değişim şimdilik sadece görünüşte olsa da gelecekte gerçek bir ideoloji olabilir, çünkü  islami partilerin içinde genç bir kuşak bulunmaktadır. Önümüzdeki yıllarda bu partilerin yönlendirilmesi bu nesilin kararıyla olacaktır.

——————————–

*Arapçada Birinci Tışrin adındaki ay ismi Ekim ayı anlamında kullanılmaktadır, ayaklanma Ekim 2019 da gerçekleştiği için bu adla anılmaktadır.