Rusya’dan Afrin ve İdlib’deki hava saldırıları ile Türkiye’ye gönderilen siyasi mesaj, muhalefet kalıntılarına karşı yürütülen kapsamlı bir hamlenin belirtileri mi?

Rusya’dan Afrin ve İdlib’deki hava saldırıları ile Türkiye’ye gönderilen siyasi mesaj, muhalefet kalıntılarına karşı yürütülen kapsamlı bir hamlenin belirtileri mi?

Birçok gözlemciye göre Rusya tarafından Suriye’nin kuzeybatısına düzenlenen hava saldırıları, bölgede yaşanacak bir tırmanışın göstergesidir. Bazı meselelerde anlaşmaya varmak adına Rusya’dan Türkiye’ye yapılan bir baskı olduğu gözüken adım kapsamında, Afrin’deki Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’nun mevkilerine Rus savaş uçakları tarafından bombardıman yapıldı.

Üç buçuk yıl önce Türkiye’nin Afrin’i kontrol etmesinden bu yana, geçtiğimiz Eylül ayı sonlarında Afrin kırsalındaki Basla, Brad, Basuta ve Basufan köylerine yapılan Rus hava saldırıları, benzerlerinin ilki sayılıyor.

Aynı zamanda bu ayın 7’sinde Suriye Milli Ordusu fraksiyonlarına ait birkaç mevki ve Azez kırsalında yer alan Türk ordusunun bir noktası Rus savaş uçakları tarafından hedef alındı ve darbenin sonucunda Tayfun Özköse adında bir Türk askeri öldürüldü. Azez’den kimliğini açıklamayan bir kaynağın aktardığı bilgilere göre söz konusu bombardıman, terör listesinde yer alan HTŞ ile Suriye Milli Ordusuna bağlı Şam Cephesi arasındaki yapılan yer değiştirmeden sonra gerçekleştirildi. Bu adım kapsamında HTŞ’nin bazı unsurlarının Azez’e gelmesi karşılığında Şam Cephesi’ne ait bir güç İdlib’e doğru hareket emişti.

Bu saldırıların zamanlaması Erdoğan’ın Soçi’ye yaptığı ziyarette Rusya devlet başkanı Vladimir Putin’le yapılan görüşmenin öncesi ve sonrasında olduğu için, yanıt gerektiren bir soruyla karşı karşıyayız, Rus saldırılarının gerçek amacı nedir?

Saldırıya uğrayan Basla köyünün Halep kuzeyindeki Bab el Selam sınır kapısına giden yolda yer aldığı ve Basufan köyünün İdlib’deki Bab el Hava sınır kapısına çıkan yol olduğu göz önüne alınırsa, arenayı gözlemleyenlerin bir kısmına göre bu saldırıların hedefi Rusya’ya Bab el Selam ve Bab el-Hava sınır kapılarını kontrol etme fırsatı sağlamaktır, böylece ekonomik açıdan Suriye hükümetini güçlendirir.

Rus saldırıları ve bütün Suriye’yi kontrol etmek

Suriye Milli Ordusu sözcüsü Yusuf Hamud’a göre Rus saldırıların amacı Suriye muhalefetine ‘’ellinizde olanı müzakere edeceğiz’’ içerikli bir mesaj iletmektir.

Rusya’nın Bab el Hava ve Bal el Selam sınır kapılarını kontrol etme niyetine dair, Al-Hal Net’e yaptığı konuşmada Hamud şunu aktardı: ‘’Suriye meselesine müdahale ettiği ilk günden bu yana, Rusya’nın amacı tüm bölgeleri Şam yönetiminin kontrolüne iade etmektir. Ancak Rusya’ya güvenen yanılmıştır ve biz Rusya’nın amaçlarına ulaşmasını engelleyeceğiz’’.

Yaşanan son gelişmelerin ardında bölgenin geleceği hakkında Hamud: Rus hava saldırılarının devam edeceğini biliyoruz ama bizde savaşa devam edeceğiz.

Rus hava saldırıları büyük bir askeri hareketin başlangıcıdır

Güvenlik nedeniyle kimliğini açıklamayan Suriye hükümetinden Al-Hal Net’e konuşan kaynağın aktardığına göre Rusya, Suriye kuzeybatısında yer alan İdlib ilinde yürütülecek büyük bir askeri harekete hazırlık yapmaktadır. Afrin ve Fırat Kalkanı bölgesinde mevcut silahlı muhalefete düzenlenen Rus hava saldırıları, İdlib’de Rusya ve Suriye rejim güçleri tarafından yapılacak büyük bir askeri harekete hazırlık yapması anlamına geliyor.

Kaynak, konuşmasına şöyle devam etti: Rus hava saldırıları Türkiye’ye ateşli bir mesajdır. HTŞ’nin yanında savaşmak için Ankara destekli savaşçıları göndermek gibi dolaylı da olsa, herhangi bir Türk askeri müdahalesi Rusya tarafından çok sert bir şekilde yanıtlanacak.

Al-Hal Net’e konuşan kaynak aktardıklarını şöyle sonlandırıldı: Rus hava saldırıları Putin ile Erdoğan arasında yapılan Rus-Türk görüşmelerinden sonra düzenlendi. Ancak M4 karayolunun Türkiye tarafından Rusya ve Suriye rejimine teslim edilmesi ret edildikten sonra söz konusu görüşmeler bir anlaşmaya varmadan sona erdi.

Rusya’dan gelen baskı karşılığında Türkiye’nin endişeleri

Suriye rejimi güçlerinden kaçan Tuğgeneral Ahmet el Rehhal Rusya’nın hava saldırıları yoluyla Bab el Hava ve Bab el Selam sınır kapılarını kontrol etme isteğine dair dolaşan söylentileri şu şekilde yorumladı: Rusya, tüm Suriye coğrafyasını tekrar kontrol etmeye çalışan Şam yönetimine destek sunma niyetini hiçbir zaman gizlememişti. Ama yine de Türkiye’nin ulusal güvenlik endişe ve kaygılarını anlıyor. Rusya’nın sınır kapılarını kontrol etme girişimi Türkiye tarafından kabul edilmeyen bir girişimdir. Ancak Suriye topraklarında bir Rusya-Türkiye çatışmasının yaşanması uzak bir ihtimaldir. İki taraf arasında bazı anlaşmaların yapılması muhtemeldir. Türkiye, Rusya’ya belli konularda feragat etmek karşılığında bazı çıkarları elde edecek. Sonuçta siyaset dünyasında her şeyin mümkün olduğunu unutmamalıyız.

Al-Hal Net’e konuşan El-Rehhal Rusya-Türkiye görüşmeleri hakkında şöyle bir ifadede bulundu: Erdoğan’ın Soçi’ye yaptığı ziyaret bir sonuca varamadan bitti. Böylece Rusya ile Türkiye arasındaki anlaşmazlıkların devam ettiği anlaşılıyor. İdlib hava sahasını terk etmeyen Rus keşif uçakları bahsettiğimiz durumun kanıtıdır. Bunun yanı sıra son günlerde şahit olduğumuz sert Rus hava saldırıları, Rusya’nın Türkiye’den istediklerini alamadığına dair ek bir kanıttır. Çünkü Rusya hala siyasi amaçlarını yerine getirmek için askeri güce dayanan bir zihniyet benimsiyor.

Rusya’nın Azez’e düzenlediği hava saldırılarını yorumlayan El Rehhal şunları aktardı: Suriye Milli Ordusu’nun Azez bölgesinde HTŞ ile bütünleşemeye çalıştığı görüldü, bu adım Ruslara rahatsızlık verdi. HTŞ’nin terör listesinde yer almasından dolayı bu bütünleşme gerçekleştirilir ise, Milli Ordusu’nun yapacağı en büyük hata olarak değerlendirilecek.

Rusya’nın hava saldırıları yoluyla Türkiye’ye gönderdiği mesajlar

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi müdürü Rami Abdul-Rahman Rus hava saldırılarıyla ilişkin şöyle bir ifadede bulundu: Rus hava saldırıları gelecek bir savaşa hazırlık olmaktan ziyade, Türkiye’ye gönderilen bir mesajdır.

Al-Hal Net’e yaptığı konuşmada Abdul-Rahman bunu ekledi: İdlib’de bir ay içerisinde büyük sayıda hava saldırısı ve Afrin’deki Türkiye destekli muhalefet fraksiyonlarının mevkilerini bombardıman etmesinden bahsediyoruz, bunlar da Halep-Lazkiye yolunu yani M4 yolunun batı kısmını açmak için Erdoğan’a yapılan bir baskı anlamında geliyor.

Guta’dan Afrin’e yerinden edilmiş, Ahmet Tarik takma adıyla bilinen Suriyeli gazetecinin aktardığına göre, Rus hava saldırıları Türk tarafına baskı yapmak anlamına geliyor ve Rusya’nın tek bir taraftan güvenli bölge olarak dayatılan hiçbir bölgeyi tanımadığıyla ilgili bir mesajdır.

‘’muhalif fraksiyonlar sürekli tetikte, ancak bu saldırılara karşı veremiyorlar çünkü bu karar Türkiye’nin ellinde ve anlaşıldığına göre Türkiye, Rus hava saldırılarına en iyi şekilde nasıl davranacağına henüz kesin karar vermemiş’’