Şam Kurtuluş Heyeti (HTŞ), İdlib’deki sivil kuruluşlarla nasıl davranıyor

Şam Kurtuluş Heyeti (HTŞ), İdlib’deki sivil kuruluşlarla nasıl davranıyor
أستمع للمادة

İdlib’de çalışan sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü faaliyetler, İdlib’i ve Suriye’nin kuzeybatısındaki bazı bölgeleri kontrol eden eski adı Nusra Cephesi ile bilinen Şam Kurtuluş Heyeti tarafından sistematik olarak kısıtlanıyor. 

Şam Kurtuluş Heyeti’nin en güçlü kolu olan Örgütler İşleri Bürosu’nun dayattığı koşulların yerine getirilmediğini bahane ederek ancak asıl olarak Heyet’in kontrol bölgesinde yürütülen sivil, insani ve yardım faaliyetlerini ele almak amacıyla, birkaç örgütün ofis ve deposuna baskın düzenlendi, alanda mevcut cihaz ve malzemeye el konuldu ve bazı çalışanlar da tutuklanmaya maruz kaldı. 

Gözlemcilerin çoğuna göre Heyet, Suriye’nin kuzeybatısına doğru yaşanan yerinden edilme durumundan en çok yararlanan örgüttür. Bunun nedeni uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşları tarafından yerinden edilenlere sağlanan yardımların kontrolü Heyet’in ellindedir ve bunu döviz cinsinden finansal kaynaklar sağlama yönünde kullanıyor.  

İdlib’deki sivil toplum kuruluşları çalışmalarına dayatılan vergi

Güvenlik sebeplerinden dolayı adını açıklamak istemeyen İdlib’deki bir sivil kuruluş çalışanı Al-Hal Net ile yapılan görüşmede bunu aktardı: Şam Kurtuluş Heyeti’nin güvenlik kolları, saflarındaki çalışanları sivil toplum kuruluşlarında çalışmayı dayattı. Bununla beraber her kuruluş ister insani yardımlarından ister farklı projelere tahsis edilen bütçelerden ve hatta çalışanların maaşından olsun aylık bir tutar ödemekle yükümlüdür. 

Al-Hal Net’e konuşan aynı kaynak şunları da ekledi: HTŞ’ye bağlı Kurtuluş Hükümeti, İdlib’de mevcut sivil toplum kuruluşlarının halka hizmet etmek adına yaptığı harcamaları arttırmak için baskı yapıyor. Bu şekilde hükümet kendi finansal kaynaklarını kullanmaya ihtiyaç duymadan halka ne kadar sadık olduğunu göstermeye çalışıyor. Ayrıca söz konusu hükümet, en küçük detay dahil olmak üzere kendi kontrolünde olan bölgelerde çalışan kişiler hakkında bilgi toplamak amacıyla kuruluş ve örgütleri belgelerini açıklamaya zorluyor. Böylece bu kişileri tehdit veya takip etme ve baskı yapma olanağına sahip oluyor. 

‘’Heyet, sivil kuruluşları, İdlib’de uyguladığı tüm projelere kendisine bağlı kişileri dahil etmeye zorluyor. Ayrıca bu kuruluşları Kurtuluş Hükümeti’ne bağlamak, onlarla sürekli iletişim halinde kalmak ve ne kadar küçük de olsa tüm projelerden haberdar olmayı hedefliyor. Bununla beraber çalışanların atanması, maaşları, halka dağıtılan malzemenin satın alınmasından kendisine yakın tüccarlarla anlaşmaya zorlayana kadar her ayrıntıya müdahale ediyor. Ayrıca bu sivil kuruluşlarının programlarında yer almayan veya yardım almakta öncelliği olmayan kişi ve gruplara yardım dağıtılmasına yönelik baskı yapıyor. 

Kadınlar ve gençleri destekleyen kuruluşların proje alanlarını daraltmak

Türkiye’nin Gaziantep şehrinde bulunan bir sivil kuruluşun yönetim kurulu başkanı Al-Hal Net sitesine: HTŞ, Kuruluşlar İşleri Bürosu yoluyla İdlib’de çalışan tüm sivil kuruluşların işlerini yakından ve dikkatle takip ediyor.

Adının açıklamamasını isteyen aynı kaynak, konuşmasına şöyle devam etti: Heyet’in İdlib’deki kuruluşların faaliyetlerine müdahalesi başlangıçta rastgeleydi. Kadınları güçlendirmek veya gençleri desteklemek ile ilgili projeleri kontrol etmek ve izlemekle sınırlıydı. Ancak insani projelere karşı daha esnek davranıyordu. 

‘’Heyet’in gözetimi gittikçe artış gösterdi. Sivil yardım dağıtım çalışmalarının tüm ayrıntılarına kapsamlı ve doğrudan bir müdahale haline geldi. Kadın ve gençleri desteklemeyi amaçlayan projeler ise ertelenerek ya da bir dizi yasak yoluyla kısıtlanarak sekteye uğratıldı’’.

‘’ unutmamalı ki HTŞ, Suriye’nin kuzeybatısında farklı bölgeleri ele geçirdikten sonra, bu bölgelere giren tüm gelir ve fonlardan tek sorumlu haline geldi. Dolasıyla İdlib’deki sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinden mali olarak yaralanmaktadır’’.

Sivil toplum kuruluşlarının İdlib’den çekilmesi

Ekonomist Firas Şabo’ya göre Suriye’nin kuzeybatısında yaşanan güvenlik kaosu ve devlet yapılarının yokluğu ışığında, HTŞ’nin sivil kuruluşların faaliyetlerinden en çok yararlanan taraf olması gayet doğal. Heyet’in hedeflerinin sivil kuruluşların hedefleri ile kesinlikle örtüşmemesine rağmen çoğu zaman bu kuruluşların muhatap olmak zorunda olduğu büyük yatırımcı ve müteahhitler, Heyet’in yetkililerinden oluyor. 

Al-Hal Net’e konuşan aynı kaynak: Suriye’nin kuzeybatısında hakimiyet sahibi olan gruplar, insani yardımlar ve sivil çalışmaların temellerine çok fazla önem göstermiyor ve destek sağlama öncelliklerini asla dikkate almıyor. Dolaysıyla sivil kuruluşları hedeflerinden saptırmaya çalışıyor.

Şabo konuşmasını şu sözlerle noktaladı: Suriye’nin kuzeybatısında HTŞ hâkim olduğu sürece bu mekanizmayı değiştirmek pek mümkün görünmüyor. Bundan dolayı birçok sivil kuruluşun, fonlarının terörist olarak sınıflandırılan tarafların yararına olacağı, hedef ve programlarıyla çelişen amaçlar için kullanılacağı korkusuyla Suriye’nin iç bölgelerinden çekildiğine şahit olunuyor. HTŞ tarafından sivil kuruluşlara uygulanan baskıdan en çok etkilenenler, durumları giderek zorlaşan ve zaten kıt olan yardıma erişmeleri zorlaşan yerinden edilen ve göçmenler oluyor.

Şam Kurtuluş Heyeti’nin kontrolünde olan bölgede, son dönemlerde temel ihtiyaç olan malzeme fiyatlarındaki artış ve gıda yokluğuyla birlikte büyük yaşam kriziyle karşı karşıya kalan, çoğu başka bölgelerden yerinden edilmiş milyonlarca Suriyeli yaşıyor.

Suriye’nin kuzeybatısı, insanların hayatlarını daraltan ve onlara farklı türlerde vergi dayatan binlerce üyeden oluşan bir güvenlik aygıtına sahip olan Şam Kurtuluş Heyeti’nin yaptıklarına karşı duyulan memnuniyetsizlikten dolayı çok sayıda halk protestosuna sahne oldu.