Usama Bin Ladin’in yerine geçen Eymen ez Zevahiri’nin başarısızlığı

Usama Bin Ladin’in yerine geçen Eymen ez Zevahiri’nin başarısızlığı

Usama Bin Ladin’in öldürülmesi ve geçtiğimiz Eylül ayında bir video kaydında çıkan örgütün yeni lideri Eymen ez Zevahiri’nin yükselişinden bu yana El-Kaide, örgütsel yapısı ve entelektüel temellerini derinden sallayan birçok darbeye maruz kaldı. Ez Zevahiri yayınlanan videosunda Doha anlaşması doğrultusunda, Şubat 2020’de konuşulan ABD’nin Afganistan’dan geri çekilmesine işaret etmişti. Ancak Taliban’ın ülkeyi ele geçireceğini dile getirmemişti.

Örgüt tarihsel olarak tekfirci insan kalıpları üreten ve bu insanları eğitilmeyerek amatörden profesyonele geçiren bir merkez olarak sayılmaya başlayınca, ez Zevahiri’nin liderliğinde uçuruma düştü, parçalandı ve silahlı cihatçılık sahnesinin kontrolünü kaybetti.

Örgüt geçtiğimiz yıllar boyunca tarihi, etkili, ana kaynaktan beslenen, unsur ve alt varlıkların kontrol edilmesinde fikir deneyim sahibi, bu alanda büyük boşluk dolduran liderler kaybetti. Bunun yanı sıra geçen yüzyılın 80’ler ve 90’larında terörist varlıkların en tepesinde yer alan ve temel okul olarak sayılan El-Kaide’nin yapısal ve entelektüel vizyonlarıyla dolmuş yeni unsurları çekme ve örgütlenmede büyük başarısızlıklar yaşandı.

Örgütün aktif liderlerini, özellikle geçen yüzyılın 80’lerinde kurulanan örgütün, entelektüel ve örgütsel referansının bir parçasını temsil eden liderlerini hedef alan ardışık saldırılardan dolayı, El Kaide içindeki atmosfer alevlenmeye devam etmektedir.

Silahlı çihatçılık arenası tamamen IŞİD tarafından elde edilirken, 2017’nin sonlarında El Kaide iç sahnesinde kavga ve anlaşmazlıklar alevlendi, siyasi ve entelektüel olarak örgütün arenadan geri çekilmesi nedeniyle, ez Zavahiri’nin geri adım atması ve liderliği başka aktif kişilere bırakması istendi.

Örgütün içindeki liderler, ez Zevahiri’yi Usama Bin Ladin’in yerini almak ve dünyanın siyasi haritasını değiştiren örgütsel ve entelektüel projesinin devamını getirmekte başarısız olarak görüyorlar. Bununla beraber örgütün zihniyet ve fikrine daha fazla takipçi ve destekçi çekmek, örgütün dallarını kontrol etmek için gereken karizmasının yokluğu ve kişiliğinin zayıflığından dolayı Eymen ez Zevahiri fiilen El-Kaide’nin kader ve geleceğini mahvettiği söylenmekte.

Selefi ve çihatçı örgütleri gözlemleyenlere göre kararın merkezi olmadığı ve iç sahneyi kontrol eden liderliğinin güçsüzlüğünden dolayı ez Zevahiri’den sonra gelen liderin görevinin kolay olmayacağı ve birçok zorluk ile karışılacağı konu edilirken, El-Kaide ideolojik, örgütsel ve entelektüel düzeyde IŞİD ile doğrudan zıtlaşma ve çatışma içerisinde bulunuyor.

Ez Zevahiri sonrası için, El Kaide’nin iki numaralı adamı Ebu Muhammed el-Masri’nin örgütün liderliğini yapacağı tahmin ediliyordu. Ancak Usama Bin Ladin’in örgütünün uğradığı kayıplar kapsamında, Amerikan New York Times gazetesinin açıkladığı bilgilere dayanarak Tahran’da 22 Ekim 2020’de el-Masri, Hamza Bin Ladin’in dul eşi olan kızı Meryem ile beraber İsrailli ajanlar tarafından öldürüldü.

El Kaide örgütünün iç sahnesinde etkili rol sahibi olan liderlerin hedefe alınmaları el-Masri’nin öldürülmesiyle bitmedi, 2015 yılında El Kaide’nin Yemen’deki kolunun lideri Kasım el-Rimi Ocak 2020’de bir Amerika hava saldırı esnasında öldürüldü. Böylece liderlik Halit Bin Amer’e geçti.

El Kaide’nin öldürülen liderlerini şöyle sıralayabiliriz; Ekim 2020’de Ebu Muhsin el-Masri takma adıyla bilinen örgütün medya sorumlusu Husam Ebdul-Rauuf, Afgan yönetimi tarafından öldürüldü. Eylül 2019’da Afrika sahra ve sahil bölgesinde El Kaide’nin kollarından biri olan Cemaat Nusret El İslam vel Muslimin grubunda lider Ali Mayşo hedefe alındı. Yahya Ebul-Hammam takma adıyla Sahra Emirliği’nin Emiri Cemal Ukkaşe’nin Şubat 2019’da öldürüldüğü duyuruldu.

Mağrip El Kaidesi komutanı Abdülmalik Droukdel Haziran 2020’de Mali’de Fransız güçler tarafından düzenlenen bir operasyonda öldürüldü. Bin Ladin ve ez Zevahiri’ye yakın kişilerden sayılan ve Suriye’de El Kaide bağlantılı Hurras ed-Din örgütünün lideri Ebu Muhammed el-Sudani Ekim 2020’de öldürüldü.

IŞİD’in silahlı çihatçılık arenasını kontrolü gölgesinde, El Kaide ‘’ılımlı aşırılık’’ kavramı kullanarak yaptığı aldatıcı propaganda yoluyla hayatta kalma ve yayılmayı sağlayan bir strateji ortaya çıkarmak için çalıştı.

IŞİD’in Haziran 2014’te resmi olarak ilan edilmesinden bu yana siyaset ve medya arenasına ihraç ettiği vahşet ve acımasızlığın tersine, El Kaide’nin ‘uzak düşmanla’ savaş adıyla koyduğu stratejinin amacı, örgütün tekfir, sivil insanlara yapılan şiddetten uzak durması ve yapacağı operasyonların sadece Batı ve Amerika çıkarlarına karşı olacağını göstermekle Arap ve Müslüman toplumları kandırmaktır.

El Kaide Ortadoğu ve Arap dünyasında birçok ülkede yayılmış kolları üzerindeki liderliğin merkezileşmesinden, kolların ortaya çıkmasına ve örgütün dizginlerini kontrol etmesine yol açan bir ademi merkeziyetçiliğin yükselişine izin verdi. Böylece söz konusu kollar, sahneden geri adımlar atan ez Zevahiri ve yardımcılarından oluşan liderliğe kendi vizyon ve görüşlerini dayatan güçlü varlıklara dönüştü.

Entelektüel ve fıkhi olarak çatışan ve çelişkili tarafların arasındaki siyasi zıtlıklar, İran’ın elline El Kaide’yi kullanma imkanı verdi. ‘Pragmatizm’ adıyla bilinen sürecin İran’a verdiği Sünni İslam’ı şeytanlaştırılma imkanı karşılığında Şii İslam’ı yayma fırsatı, Tahran tarafından kendi çıkarlarını elde etmek, silahlı tekfirci örgütleri bölgede siyasi baskı kartları olarak kullanmak ve Safevi projesini genişletmek adına kullanılan bir fırsattı.