ABD’nin Suriye’ye yaptırımları: Biden yönetimi Sezar Yasasının katılığından geri adım attı mı?

ABD’nin Suriye’ye yaptırımları: Biden yönetimi Sezar Yasasının katılığından geri adım attı mı?
أستمع للمادة

ABD tarafından Suriye’ye uygulanan yaptırımlarda yapılan değişiklikler, Suriye meselesini takip edenler arasında siyasi ve ekonomik açıdan birçok beklentiye yol açtı. Sezar Yasası düzenlemeleri doğrultusunda yasaklara uğrayan sivil toplum kuruluşlarına, birkaç gün önce ABD yönetimi tarafından açıklanan önlemlere göre, Suriye hükümetinin kontrolü altında olan bölgelerde serbest hareket etme ve kâr amacı gütmeyen faaliyetler düzenleme hakkı verildi.

Reuters’in haberine göre ABD Hazine Bakanlığı, STK’ların Suriye’de belli kâr amacı gütmeyen işlem ve faaliyetlere katkıda bulunma yetkisini genişletmek amacıyla ‘Suriye Yaptırımları Düzenlemesi’ adıyla bilenen mevcut kuralların değiştirilmesiyle ilgili bir açıklama yayınladı. Söz konusu olan işlem ve faaliyetler listesinde Suriye sınırı içinde kullanılmak üzere Suriye menşeli rafine edilmiş petrol ürünlerinin yatırımı ve satın alınması, Şam’da bazı devlet sektörleri ile ilişki kurulması gibi konular yer almaktadır.

ABD Hazine Başkanlığında Dış Varlıklar Kontrol Ofisi direktörü Andrea Jackie ‘’silahlı çatışma, gıda güvensizliği, Covid 19 pandemisiyle karşı karşıya kalan Suriye halkının çilesini olabildikçe hafifletmek amacıyla ABD hükümeti insani yardım erişiminin tüm Suriye bölgelerini kapsamasına öncellik veriyor’’ ifadesinde bulundu.
Bu ayın başlarında ABD Hazine Başkanlığı tarafından Suriye’ye yönelik ABD’nin yaptırımlarına ilişkin açıklanan muafiyete dayanarak müteahhitler, sivil toplum kuruluşları ve Suriye’de proje uygulamasında Birleşmiş Milletler heyetleriyle çalışan herkese, ABD vatandaşları tarafından gönderilen havaleler dahil olmak üzere havale gönderme ve teslim alma hakkı verildi.

Durumun ön okumasına göre ABD’nin Suriye’ye uygulanan yaptırımlarının nedensiz olmadığı anlaşılır. Bu yaptırımlar Suriye hükümetinin siyasi geçişini sağlamak ve Suriyelilerin güvenli dönüşüne zemin hazırlamak için çıkarılan Güvenlik Konsey’nin 2254 sayılı kararını, rejimin uygulamaya isteği olmadığı görüldükten sonra dayatıldı. Gözlemcilere göre ekonomik açıdan yaptırımlar Şam hükümetini etkilemesine rağmen aynı zamanda çok sayıda sivilin de acı çekmesine yol açtı.

ABD’nin Suriye’ye uygulanan yaptırımları değiştirme bağlamı

Amerika başkanı Biden’in Beyaz Saray’a gelişinden bu yana Suriye meselesi ve orada devam eden çatışmalar konusu Amerika’nın dış politikasının önemli bir parçası olmaktan çıktı. Geçtiğimiz haziran ayında Cenevre’de ABD başkanı Biden’i ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i bir araya getiren zirvede belli olduğu gibi, Suriye krizi konusunda Biden Rusya’ya büyük bir esneklik gösterdi. Söz konusu zirvede insani yardımların Suriye’ye ulaştırılma mekanizmasının yetkisini genişletmek amacıyla Güvenlik Konsey’nin 2585 sayılı kararını açıklamasıyla sonuçlanan ‘adım adım’ stratejisi üzerinde anlaşmaya varıldı. Bu da ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımları uygulamasını etkiledi.

Aynı bağlamda New York merkezli ‘Suriyeli Mülteciler için Dinler Arası İttifak’ kuruluşunun genel direktörü Şadi Martini’nin ifade ettiğine göre ‘Suriye’ye yönelik ABD’nin yaptırımlarıyla ilgili Biden yönetiminin sunduğu istisnalar, ani şekilde ortaya çıkmadı. Daha ziyade, Suriye yönetiminin kontrolünde olmayan bölgelerde Suriyelilere sınır ötesi yardımları ulaştırma süresi sadece altı aylık bir süre için uzatılmasında Rusya ısrarlı olduktan sonra, Washington’un bu süreyi bir yıla çıkartarak Rusya’ya sunduğu ayartmalar anlamına gelmektedir’.

Martini Al-Hal Net’e yaptığı konuşmaya şöyle devam etti: Suriye’ye yönelik ABD’nin yaptırımlarıyla ilişkin yeni değişiklikler paketi, Beyaz Saray’da Ortadoğu koordinatörü Brett McGurk ile BM’de Rusya temsilcisi Alexander Lavrentiev arasında yapılan toplantının sonucunda geldi. Ve nükleer meselesinde ABD-İran müzakereleri Washington’un Esad müttefiklerine sunduğu ayartmaların bir parçasıdır.

ABD’nin yaptırımları ve Avrupa’nın katı duruşu

ABD Hazine Başkanlığı tarafından Suriye’ye yönelik yaptırımların değiştirilmesi, Şam hükümetinde bazı yetkililere yönelik Avrupa’dan dayatılan yaptırımlarla aynı zaman içerisinde geldi ve bunula beraber Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönmesi Fransa’dan sert bir tepkiyle karşılandı. Üst düzeyde bir Fransız yetkilinin Al-Nahar Al-Arabi gazetesine yaptığı açıklamada ‘Paris ve Avrupa için Şam’la ilişki kurmak kırmızı çizgidir, böyle bir rejim ile normalleşme imkansızdır bize göre’ ifadesinde bulundu.

Fransız yetkili şunları da aktardı: bölgedeki Fransa dostlarının (Ürdün ve BAE) Esad ile ilişkileri normalleştirme isteklerine saygı duyuyoruz, Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönmesi bazı Arap ülkeleri tarafından istenilse de bu dönüşü reddeden ülkeler de var, dolasıyla bu dönüş uzak bir ihtimal olarak duruyor.

‘’Avrupa Birliği’nin tutumu açık ve nettir. Arap ülkeleri Suriye’yi Arap Birliği’ne yeniden alacaklarsa Avrupa Birliği ile Arap Birliği arasındaki diyalog imkansıza dönüşecek. Ve Arap Birliği genel sekreterliği bu detayı gözü önüne almaktadır.’’

Avrupa’nın tutumu ve Suriye’ye yönelik yaptırımlarda yapılan değişiklikleri yorumlayan ekonomi araştırmacısı Kerem el-Şaar’a göre, Suriye’de siyasi bir çözüme ulaşılmamasının ışığında, kâr amacı gütmeyen kuruluşların faaliyetlerini kolaylaştırmak daha yararlıdır ve Suriyeliler üzerinde olumlu şekilde etkileri olur. Ancak bunun karşılığında Şam yönetimi ABD’nin gösterdiği esnekliği kullanıp ve uluslararası kararları uygulamamak için daha inatlaşacaktır.

Al-Hal Net’le yaptığı konuşmada el-Şaar şunları vurguladı: uzun vadeli olarak alınan yeni kararlar Suriyelilerin çıkarına olmayacak. Bunlar sadece kuruluşların daha özgürce faaliyette bulunması ve Suriye’deki petrol türevlerini rafine eden şirketlere yönelik yaptırımlardan dolayı akaryakıt alımında kısıtlamalarla karşılaşmaması amacıyla ABD yönetimi tarafından sunulan istisnalardır.

Al-Şaar konuşmasını şöyle bitirdi: Şam hükümeti ile çalışan kişi ve şirketlere yönelik ABD’nin yaptırımları şimdiki dönemde kaldırılmayacak. Arap ülkelerinden birinde mülkiyeti Samir Foz’a ait olan iki şirketin ruhsatları Suriye hükümetiyle anlaşmalarda bulunması nedeniyle iptal edildi.

ABD’nin yaptırımları hafifletme taahhüdü

Bu bağlamada Amerika’da ikamet eden Suriyeli muhalif Eymen Abdul Nur’un söylediğine göre ABD Hazine Bakanlığı tarafından Suriye’ye yönelik yaptırımların değiştirilmesi aslında sınır ötesi yardımların geçirilmesine izin veren 2585 sayılı BM kararına uyarak ABD’nin Rusya’ya bir taahhüdüdür.

Suriyeli muhalif Al-Hal Net’e şunları da aktardı: Washington eğitim, petrol türevlerinin üçüncü bir taraf olmadan temin edilmesi, kalkınma ve demokrasi ile ilgili konular başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarına birçok sektörde yetki verme kararı aldı. Böylece STK’lara görevlerini sorunsuz şekilde tamamlama imkânı sağlanmış oldu, çünkü geçmişte bu kuruluşlar kişi, şirket, yerel ve dış güçler de dahil olmak üzere Esad rejiminin destekçilerine ceza uygulayan Sezar Yasasıyla çarpışıyordu. Dolasıyla ABD tarafından Suriye’ye yönelik yaptırımları değiştirmek konusuna insani ve sivil bağlam dışında bakılmamaktadır.

Bilindiği üzere Sezar Yasası 17 Haziran 2020’de yürürlüğe girdi ve Suriye Merkez Bankası’na yönelik kısıtlamanın yanı sıra şahıs ve kuruluşlar hakkında ceza verme yetkisine kadar uzanıyor.

شارك المقالة ..,
Share on Facebook
Facebook
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin
Email this to someone
email
Print this page
Print