Şam’ın Arap Birliğine geri dönmesi: Esad’ın siyasi çıkarı mı yoksa Arap ülkelerin sınırlı etki niyetleri mi?

Şam’ın Arap Birliğine geri dönmesi: Esad’ın siyasi çıkarı mı yoksa Arap ülkelerin sınırlı etki niyetleri mi?
أستمع للمادة

Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönmesinden bahsetmek, uluslararası toplum içine geri dönmesi ve batı tarafından yeniden kabul edilmesi amacıyla Suriye hükümetini rehabilite etmek yolunda mevcut tüm engelleri kaldırma yönünde genel bir eğilimin varlığına dair birçok analizlere yol açtı. Bu adımların ardında bölgedeki İran eksininden uzaklaşması ve özellikle Golan tepeleri meselesinde İsrail ile barış anlaşmasına varması ile ilgili Şam’ın önemli siyasi anlaşmalarda bulunması umuluyor. Dolasıyla bu durum ABD’ye önümüzdeki dönemde Çin ile siyasi ve ekonomik çatışmaya odaklanmak için koşulları hazırlama konusunda katkısı olacaktır.

Bu yönelimde Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah Bin Zayed’in Şam’a yaptığı ziyaret gözlemciler tarafından beklenmeyen bir olay olarak değerlendirilmedi. Çünkü kanıt ve verilerin çoğu Arap ülkelerinin Şam ile kesilen ilişkilerini yeniden başlatma kapsamında ciddi bir isteğe sahip olduklarını teyit ediyordu. Bu istek doğrultusunda Suriye hükümetini Mart 2022 Cezayir’de yapılacak Arap zirvesine davet etme yoluyla BAE, Ürdün ve Irak gibi birkaç Arap ülkesi Şam’ın Arap Birliği’ne geri dönmesi talebinde bulundu.

Ancak Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönmesi gerçekleşirse, bunun gerçek boyutları ne olabilir? Suriye’nin uluslararası toplumda yeniden yer alması konusunda katkısı olacak mı? BAE ve Ürdün başta olmak üzere Arap ülkelerin bu adımı gerçekleştirmek için yeteneği ve ciddiyeti nedir?

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Şam’ı Arap Birliği’ne geri döndürme çabalarının nedenleri nedir?

Ürdünlü stratejik güvenlik uzmanı Ömer el-Reddad’ın Al-Hal Net’e yaptığı yorumlamaya göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin Suriye hükümeti ile ilişkilerin normalleştirilmesi ve Şam’ın Arap Birliği’ne geri dönmesi için gösterdiği çaba, uluslararası eğilim ve Körfez Ülkeleri (Katar hariç) yaklaşımına uyum sağlayarak Şam’a yönelik bir Arap açılımına varmakla Suriye’yi İran etkisinden uzaklaştırma isteğine dayalıdır, özellikle Şam hükümetiyle ilişkilerin normalleşmesi sürecinin İran’ın Suriye’den çıkarılmasına dair ciddi bir taahhüdüne bağlı olması gerektiğiyle ilgili yerleşik uluslararası ve bölgesel bir kanaat varken. Bu da ilk adım olacak, sonrasında Suriye’de siyasi bir çözüm bulmasıyla ilerleme kaydedilecek demektir.

Suriye ve Irak meselelerinde uzman Amerikan gazeteci William Christo’nun bakış açısına göre; Bin Zayed’in Şam’a yaptığı ziyaret, bölgede Suriye hükümetiyle normalleştirmeye yönelik bir dizi prosedürlerin sonucudur.

Chrito Al-Hal Net’e yaptığı yoruma şöyle devam etti: bu ziyaret ani şekilde gerçekleştirilmemeliydi, çünkü BAE Mart 2020’de veliaht Muhammed Bin Zayed’in Esad ile görüşmesinden bu yana Suriye ile yakınlaşmayı teşvik etmektedir.
Ürdünlü siyasi analist D. Zayid el-Nevayisa’nın Al-Hal Net’e yaptığı konuşmada şunları aktardı: Birleşik Arap Emirlikleri Suriye muhalifleriyle her tür ilişkiden uzaklaşırken Suriye hükümetine yanaşmaktadır, Şam’ı Cezayir’de yapılacak Arap zirvesine davet etmesiyle Ürdün, Mısır, Cezayir ve Irak ile Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönmesi görüşünü benimsemektedir. Bilindiği üzere BAE 2018’de Şam’daki büyükelçiliğini yeniden açtı ve sınırlı düzeyde iki ülke arasında ilişkiler devam etmekteydi. Daha sonra Suriye hükümetini rehabilite etmek amacıyla BAE’nin siyasi ve ekonomik yönlerde harekete konulduğuna şahit olduk. Suriye’nin yapılanmasında katkıda bulunmak açısında başlangıç olarak BAE, Şam kırsalında bir fotovoltaik istasyonu kurdu. Aynı zamanda Tahran’a yönelik uluslararası değişimleri okuyan Abu Dhabi, kendi bakış açısına göre tehdidin ana kaynağını temsil eden ve sınır komşusu olan İran ile mevcut gerilimi azaltmak için Şam ile ilişkilerinde yatırım yapmaya büyük önem veriyor.

Şam’ın geri dönüşü neden bu zamanlamada?

Suriye meselesiyle ilgilenen birçok Arap ve yabancı gözlemciler Suriye hükümetini rehabilite etmek, uluslararası toplum ve Arap Birliği’ne geri dönmesi için sürekli de olsa yavaş ilerleyen ve tereddütlü olan çabaların nedenini açıklamaya çalışmaktadır.

Bu bağlamda Ömer el-Reddad, Bin Zayed’in ziyaretinin bir dizi ardışık siyasi istasyonların doruk noktası olduğuna inanıyor. Bu ziyaret aynı zamanda ABD, Batı ülkeleri ve birçok Arap ülkesi başta olmak üzere Suriye meselesinde rol sahibi olan uluslararası ve bölgesel güçlerin Suriye rejimini devrilmekten vazgeçmeğini kanıtladı. Çünkü Suriye’de yapılabilecek en fazla şeyin Suriye hükümetini yeni bir imaj ve söylemle rehabilite etmek olduğu anlaşıldı, özellikle ABD ve Avrupa anlayışına göre Suriye rejimini devirmenin Somali, Libya, Yemen ve hatta Saddam Hüseyin’den sonraki Irak’ta yaşananlardan daha iyi olmayacağının anlaşılmasıyla.

D. Zayid el-Nevayisa, el-Reddad’ın fikrine katılarak şu ifade de bulundu: Suriye krizinin patlak vermesinden bu yana siyasi düzeyde en yüksek seviyede Suriye başkanı Esad ile gerçekleştirilen Bin Zayed’in ziyareti, bütün Suriye coğrafyasında yaşanan krizin sakinleşme eğilimi kapsamında gelişmelerdir. Bahsetmeye değer ki; bu coğrafyanın %75’i başkan Esad hükümeti tarafından yönetilmektedir. Suriye toprağının %10’unu teşkil eden İdlib’in kuzeyi Türkiye’den desteklenen muhalefet fraksiyonlarının kontrolü altında. Bununla beraber Fırat’ın kuzeydoğusundaki bölgenin kontrolü ABD’den destekli Kürt güçlerine aittir. Diğer yanda İran ile 5+1 ülkeleri arasında yapılan anlaşmaya geri dönmenin yaklaşması ve Türkiye-BAE yakınlaşması gibi bölgesel değişikliklerin yaşanmasından dolayı Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönmesi beklenen ve yakın zamanda olacak bir olay olarak bakılmaktadır.

Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönmesi önemli bir konu değil

Ancak Amerikan gazeteci William Christo’nun başka bir görüşü var. Ona göre önemli olan Suriye’nın Arap Birliği’ne geri dönüp dönmemesi veya bu dönmenin ne zaman gerçekleştireceği değil, çünkü fiilen Arap Birliği bir önem taşımıyor. Esad’ın uluslararası topluma geri kabullendirilmesi için güzel bir sembol olabilir ama Arap Birliği açıklamalar yapmaktan başka bir şey yapmıyor ve siyasi anlamda büyük ölçüde etkisizdir.

Christo Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönmesinden emin olmadığını aktardı: Arap Birliği’nin yapılacak zirvesine Suriye’nin katılması kesin değil, ABD’nin yaklaşımına paralel olarak Katar ve Suudi Arabistan Esad ile normalleştirmenin kabul edilmemesini belirledi. Bu da şimdiki dönemde Suriye’nin geri dönmesini geciktirmek için yeterli bir nedendir.
Amerikan gazeteci ‘’ önemsediğimiz konu gaz hatları, elektrik ve yapılandırma alanlarında Şam ile diğer ülkeler arasında yapılan anlaşmalar olmalı. Bu meseleler Esad ve destekçilerine Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönmesinden daha büyük önem taşımaktadır’’ diyerek konuşmasını sonlandırdı.

شارك المقالة ..,
Share on Facebook
Facebook
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin
Email this to someone
email
Print this page
Print