Yerel unsurları yeniden safına katmak adına IŞİD, dışlanmışları  çekme stratejisini benimsiyor

Yerel unsurları yeniden safına katmak adına IŞİD, dışlanmışları  çekme stratejisini benimsiyor

IŞİD’in Suriye ve Irak topraklarında devlet kurma hayalinin yıkılmasıyla örgüt liderlerinin planlarını hayata geçirmek amacıyla iki ülkenin halkını kullanmaları sona erdi. Yerel üyeler alehine dışlanma ve marjinalleştirme döneminden sonra, örgütün yeni liderliği yeniden yerel üyeleri kendine çekmeye çalışıyor gibi görünmektedir.

Örgütün kontrolü altında olan bölgelerde Suriye’ye örgüt saflarına katılmaya gelen yabancı savaşçılar ile yerel halk arasındaki bölünme açık ve netti. Örgüt saflarında bir eski savaşçının anlattığına göre, ‘’ yabancı savaşçılar gerçekten farklı bir yaşam standartları sahipleriydi. İkamet etmek için onlara daha iyi yerler, daha fazla para ve daha güzel yemekler veriliyordu’’

Walid Ahmed kod adıyla bilinen bir savaşçıya göre; yerel savaşçıları kendilerine çekmek için örgütün yeni liderliği arenaya yeni mesajlarla geri döndü. Bu mesajların içeriği yaklaşım stratejisini değiştirmek ve eşitliği sağlamak adına yerel liderleri seçmekti.

Ahmed Al-Hal Net’e yaptığı konuşmada şunları ifade etti: yabancı liderler tarafından ikinci sınıf savaşçı muamelesi yapıldıktan sonra örgüt liderliği yapan yeni kişiler yerli savaşçılara karşı olan saygısızca davranışları değiştirmeye çalışıyor ve onları gerçek destekçiler olarak tarif ediyor.

Aynı konuyu analiz eden askeri uzmanı Hatim El-Felahi’ye göre; Ebu Bekir El-Bağdadi’den sonra örgüt liderliği yapan yeni elebaşı Emir El-Mevla tarafından örgütün yeni imkanlarına uygun bir strateji hazırlanmıştır.

El-Felahi Al-Hal Net’e konuşmasına şöyle devam etti: IŞİD 2014’teki gibi büyük şehirler ele geçiremez. Ancak eskiden olduğu gibi yabancı liderleri üstte tutmak ve Irak, Suriye’deki yerli halkı yakıt olarak kullanmak yerine yeni bir siyaset yürütecek.

Bahsetmeye değer ki 2011’de Suriye’deki savaşın başlamasıyla büyük sayıda yabancı savaşçıların Suriye toprağına girdiği görüldü ancak onların varlığından dolayı savaş Suriye halkını desteklemeye değil koydukları kanunlara uygun bir devlet kurmaya yönlendirildi.

Yabancı savaşçıların Suriye’ye en büyük giriş dalgası 2014’te örgütün Suriye ve Irak’ta geniş bölgeleri ele geçirmesiyle yaşandı. Ve bununla beraber Müslümanlara ‘’yeni hilafet devletine’’ göç etme çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler ’in bir raporuna göre 110 ülkeden 40 binden fazla yabancı savaşçı terörist gruplara katılmak amacıyla Suriye ve Irak’a girdiler.

Londra’da yer alan King’s College Üniversitesine bağlı Uluslararası Aşırılık Çalışmaları Merkezi’nden Temmuz 2018’de yapılan çalışmaya göre IŞİD’in saflarına katılan yabancıların net sayısı 41.490 kişidir (32.809 erkek, 4.761 bayan, 4.640 çocuk).

Araştırmacıların ulaştıkları sonuca göre; bu savaşçılardan 18.852’si Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan, 7.252’si doğu Avrupa’dan, 5.965’i Orta Asya’dan, 5.904’ü Batı Avrupa’dan, 1.010’u b,Batı Asya’dan, 1.063’ü Güneydoğu Asya’dan, 753’ü Amerika kıtası, Avusturalya ve Yeni Zelanda’dan, 447’si Doğu Asya’dan, 244’ü Güney Sahra Altı’ndan geldiler.

Ülkelerine geri dönen savaşçıların sayısına gelirsek; Haziran 2018’e kadar 3.906 savaşçı Ortadoğu ve Afrika’daki ülkelerine, 1.765 savaşçı Batı Avrupa’ya, 784 savaşçı Doğu Avrupa’ya, 338 savaşçı Orta Asya’ya, 156 savaşçı Güney Asya’ya, 97 savaşçı Amerika kıtası, Avusturalya ve Yeni Zelanda’ya, 12 savaşçı Sahra Altı’na döndüler.

Walid Ahmed kod adıyla bilinen savaşçıya göre; ülkelerin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile dayanışması ve örgüte karşı savaş ilan edilmesinden dolayı örgütün savaş planlama, yabancı savaşçıları çekme ve finansman sağlama konularda ciddi şekilde düşüş yaşandı. Ve bu aşamada dikkatini artık yerel halktan olan eski savaşçılarına yönelttiği görülmektedir.

Eski savaşçı Ahmed konuşmasında şunları da aktardı: örgütün liderliği son zamanlarda Suriye ve Irak arenasında hala faaliyette olan gizli hücrelerinin varlığını sürdürmek istiyor. Bu hücreleri medya propagandası yoluyla, Afrika, Arap Yarımadası, Güney Asya’da bulunan üyelerinden gelen destek ile motive etmeye çalışmaktadır.

Ayrıca Mart 2019’da Deyrizor kırsalına bağlı El-Bağuz kasabasında yer alan örgütün son kalesi düştü. Bu yenilginin sonucu olarak yabancı savaşçıların çoğu kendi ülkelerine dönmeye çalıştılar ve bazıları gezici savaşçı olarak devam ettiler.