Bağdat 31°C
Şam 18°C
Çarşamba 21 Nisan 2021
Şam’ın İran ile sıkı pakt ikilemi - الحل نت
Şam’ın İran ile sıkı pakt ikilemi

Şam’ın İran ile sıkı pakt ikilemi


Suriye’de bugünkü  karışıklık, önceden hiç yaşanmamış bir durumdur. 2011’de savaşın başlamasıyla, bölgesel ve uluslararası güçler direkt veya dolaylı olarak Suriye’de varlığını sağlamak yönünde çabaladı. İran, savaşçıları, askeri danışmanları ve kendisine yakın olan Lübnanlı, Iraklı ve Afganlı gruplar yoluyla, askeri durum üzerinde en etkin güçlerden biridir. Aynı zamanda Suriye hükümet sisteminde farklı aparatlarıyla, önemli bir rol aldığı biliniyor. İran Suriye’deki savaşa ilk karışan ülkelerden biriydi, Esad’a desteğini açık bir şekilde ilk günlerden beri belirti. İran’ın görüşüne göre; bu savaş, batılı güçler, Türkiye ve körfez ülkeleri tarafından direniş eksenine karşı bir komplodur.

İran’ın müdahalesi, Suriye’de mezhep seferberliği ile paralel olarak başladığı zaman, İran ile düşmanlığı olan diğer ülkeler de, müdahil olma ve dini aşırılık yanlısı grupları destekleme fırsatını kaçırmadı. Bu durum savaşa çözüm bulma ihtimalini sıfır ile eşitledi. İran’ın Suriye yönetiminin eklemlerine girme şekli ve belli şehirlerde gerçekleşen mezhepsel şiddet, Suriyeliler, körfez ülkeleri ve batıda bir endişe kaynağına döndü.

ABD, İran güçlerini Suriye’den uzaklaştırmayı,  hedefler listesinin  ilk sırasında yer aldığını defalarca dile getirdi ve tüm yabancı güçlerin çekilmeye başlamasının, İran’ın çıkarılmasına bağlı olduğunu her seferinde belirtiyor. İran’ın olmamasıyla beraber, Amerika’nın, Suriye petrol zengini bölgelerinde varsayılan çekilmesi için bir dizi koşulları vardır. Bahsetmeye değer ki Amerika Suriye’nin kuzey ve doğusunda kendi müttefiki olan (Suriye Demokratik Güçleri) ile beraber nüfuz sahibidir. Bu nüfuz birkaç muhalefet grubu yoluyla Suriye-Irak-Urdun sınır üçgeninde yer alan Tanf’ta da görünmektedir.

Diğer yanda İsrail defalarca, Suriye’de kendi güvenliğini tehdit eden bir İran varlığına hiçbir şekilde yol vermemesi gerektiğini belirti. Bunu yerine getirmek için, Suriye topraklarında onlarca hava saldırısı gerçekleştirdi ve çok sayıda İran askeri öldürdü. Tel Aviv, Suriye’de İran nüfuzunu önlemek ve Suriye hükümetini Tahran ile pakttan vazgeçirmek için büyük bir ciddiyet göstermektedir.

Benzer bir tutuma sahip olan körfez ülkeleri ise, İran’ın birkaç Arap ülkesinde nüfuz alanını genişletmesiyle ilgili endişelerini gizlemiyor. Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’de olan İran varlığına karşı çıkmaktalar ve yıllardır Esad’ı Tahran ile anlaşmasından vazgeçirmek için çabalıyorlar. Esad’a İran desteğinden vazgeçerse, ülkeyi yeniden imar etmek için maddi yârdim sunma ve 2011 den beri meşruiyetini kaybeden hükümete tekrar sahip çıkma sözleri veriyorlar.

Suriye’de artan İran rolünden hoşlanmayan Rusya’ya göre bu savaşı sonlandırmak için İran varlığı ile ilgili Arap ve uluslararası toplumunun endişelerini hesaba katmak şarttır.

Suriye yönetimi de, İran’ın bu rolü devam ederse, ülkede kötüleşen siyasi ve ekonomik durum için bir çıkış bulmanın imkânsız olacağını bilmektedir. Şam’ın Tahran ile ittifaktan vazgeçme kararının yakında alınması gerekeceğini bilmesine rağmen, Moskova’nın tutumu ile ilgili korkularından dolayı hala İran’a sırt çevirmekten kaçınmaktadır. Bazı körfez ülkeleri, Şam’ın korkusunun hiçbir gerekçesi olmadığı yönünde Suriye yönetimini ikna etmeye çabalıyor. Bu çabalar çerçevesinde, BAE’nin son dönemde Şam’a yakınlaştığı görülüyor.

Sonuçta, Amerika olduğu her yerde, diğer taraflardan daha fazla olayların seyrini değiştirme gücüne sahiptir. Son günlerde Tahran’ı, nükleer dosya üzerine müzakereye davet etmesiyle olumlu mesajlar vermeye başladığı anlaşılıyor. Amerika son haberlere göre; Yemen’deki savaşı sonlandırma yönünde yeni bir girişiminde bulunduğu için, İran’ın Arap ülkelerinde olan nüfuzu, müzakere masasındaki konulardan biri olabilir ve bu nedenle Suriye’deki varlığına dair gelişmeler meydana gelebilir. İran, Suriye sahnesinden kısmen de olsa çekilmeyi kabul ederse, bu Suriye’nin karmaşık durumuna çözüm bulunması, Arap ülkeleriyle yeniden ilişki kurması ve ülkenin kuzeyinden Türk kuvvetlerinin ayrılması için yeni bir başlangıç olabilir. Bu başlangıç mültecilerin sorununa bir çözüm bulma ve Suriye’yi yeniden yapılandırmaya imkan sunabilir.


Yorumlar