Bağdat 29°C
Şam 23°C
Cuma 7 Mayıs 2021
El-Colani Orta Çağ kılığını çıkarıyor, cihatçı anlatıdan devrim anlatısına - الحل نت

El-Colani Orta Çağ kılığını çıkarıyor, cihatçı anlatıdan devrim anlatısına


Geçen şubat ayında Front Line muhabiri olan gazeteci Martin Smith ile gerçekleştiren görüşmede, Suriye’deki El-Kaide lideri Ebu Muhammed El-Colani takma adı ile tanınan, Ahmet Hüseyin El-Şar şunları söyledi: El-Kaide ile ilişkimiz bitti, Suriye dışında hiçbir operasyonumuz yoktur, bir yanda İdlib’deki aşırıcılar ve IŞİD mensupları diğer yanda ise rejim, İran ve Rusya ile savaş halindeyiz, ne keyfi gözaltı ne de cezaevlerimizde işkence uygulanıyor, bunlara dayanarak Batı ve ABD  tarafından fiili bir güç olarak muamele edilmeliyiz ve  bizden terörizm statüsünü kaldırmalılar.

El- Colani gizliliği bırakıp açıklık siyasetine, cihatçı anlatıdan devrim ve ılımlı İslam anlatısına geçti, bomba tuzakları kurmaya dayanan tekniklerinden vazgeçtiği imajı oluşturdu. Orta Çağ kılığını çıkarttı ve modern bir kıyafet ile yabancı gazetecilerin karşısına çıktı, vaizlerin rolünü azaltmakla toplumda aşırılık tezahürlerini azaltmaya çalıştı, diğer mezhep takipçilerinin (Eşarilik ve Sufilik gibi) sadakatlerini kazanmak amacıyla rol almalarına izin verdi, Müslüman kardeşlere yakın olan bazı taraflar ile işbirliği yaptı.

Bazı bölgelerde uygulanan keyfi siyaset yüzünden artan öfkeyi azaltmak için yönetim, halk tarafından kabul edilen yerel insanlara verildi. Aynı zamanda bazı aşırıcılar, özellikle yabancı uyruklu olanlar Malik EL-telli ve Ebu Yakzan Elmısri gibi, alandan uzaklaştırıldı.

Görünümde yapılan bu değişimler El- Colani’nin cihatçı geçmişinden kaçması için yeterli olmadı ve Heyet Tahrir El-Şam’ın gerçek otoriter rolünü saklayamadı. Bahsetmek gerekir ki Heyet tarafından yönetilen bölgelerde Kuzey Suriye nüfusunun yarısı yaşamaktadır.

Heyet, Suriye kuzeyindeki diğer gruplar gibi Türkiye’ye tamamen sadakatli olmasa da yine Türkiye yörüngesinde dönüyor. Adı açıklanmayan bir ortak gibi tüm Astana kararlarını uyguladı, geçen sene mart ayında alınan ateşkes kararı gereği Rus askerlerini kışkırtmaktan uzak durdu.

 Tüm bunlar Ankara için Heyet ile resmi bir diyalog kurma yönünde yeterli değildi, hatta Temmuz 2018 de Birleşmiş Milletler kararı doğrultusunda Türkiye tarafından, Heyet terörist bir örgüt olarak sınıflandırıldı.

 Heyet, Hurras El-din, Türkistan İslam Partisi ve IŞİD mensupları gibi daha aşırıcı cihatçılar ile savaştı ama onları rakip olarak gördüğünden, ondan önce kendi yönetimi ile hareket etmeyi ret eden gruplar (Ceyiş el mücahidin, Hazm Hareketi, Ahrar el Şam ve Nurettin el Zengi) ile savaşa girdi ve silahlarına el koydu. Türkiye’ye açılan tüm sınır kapılarını (Atme, Hirbet El-coz ve Bab El hava) kontrol etmeyi başardı.

El- Colani ve grubu idda ettikleri gibi rejim ile savaşmadı. Tam tersine rejim bölgeleri ile geçiş noktalarını yöneterek kuvvetli ekonomik ilişkiler kurdu. Bu noktalardan ve Türkiye ile sınır kapılarından gelen maddi gelir Heyet mensuplarının önemli bir ekonomik kaynağı oldu. Aynı zamanda El- Colani bir yıldır Serakib Sermin geçiş noktasını açmak için çabalamaktadır.

Cezaevlerinde Heyet Tahrir El-Şam tarafından yapılan ihlallere ilişkin insani raporlar El- Colani’nin yalanlarını ortaya çıkardı. Bastırmak amacıyla aktivist, medya mensupları ve Suriye Özgür Ordusu üyeleri hedef alındı. Human Rights Watch’ın Ocak 2019 da çıkan bir raporuna göre heyete ait cezaevlerini ziyaret etme talepleri cevapsız kaldı. Adları çok duyulan bu cezaevlerinden Derkuş, Cısir El şuğur, Harım ve İdlib Merkezi Cezaevi ve başka gayri resmi cezaevleri vardır.

Suriye İnsan Hakları Ağı istatistiklerine göre aralarında kadın ve çocukların da olduğu 497 kişi Heyet tarafından öldürüldü, işkence altında 27 kişi hayatını kaybetti ve Suriye’de devrim başladığından bu yana 2246 kişi zorla kaybedilme kurbanı oldu.

Bu ihlaller halk tarafından Heyet’in kabul edilmeme sebeplerinden biridir. Bununla  beraber heyetin sahada gerilediği, bazı bölgelerden çekildiği, yolları rejime teslim ettiği, sivillerden vergi aldığı, insani yardımların çalındığı ve Suriye lirasının düşüşüyle kötüleşen yaşam kalitesi gibi nedenler yer almaktadır.

Eskiden Heyet, halkı rejim ve IŞİD’ten korkutuyordu ama bir yıldır cephelerde yaşanan nispi sakinlik yüzünden, geçen yılın son çeyreğinden beri zorla kaybedilen kurbanların bulunması ve rejim ile yollar açmaya karşı halk protestolar düzenlenmeye başladı.

 Amerikan medyası önüne çıkan El- Colani kendisini Suriye’nin önemli bir bölgesinde etkili olarak tanıtmaya çalıştı, ABD ve Batı ile müzakere yapmaya hazır olduğuna dair mesajlar verdi.

 Amerika’nın Yemen’de Husiler’i ülkede fiili bir güç olarak kabul ettiğinde, James Jeffrey’nin bu konuyla ilişkin açıklaması Heyet’i terör listesinden çıkarma yönünde bir adım olarak algılandı

Ama geçen şubat ayında görüşme yapıldığında Amerika’nın hemen cevabı geldi, El- Colani’nin yeri ile ilgili her bilgiyi sunan kişiye verilecek para ödülü tekrar hatırlatıldı. Aynı zamanda Joel Rayburn tarafından ‘Heyet’in terör listesinden çıkarılma ihtimali hala uzak bir ihtimaldir’ diyerek açıklama yapılmıştı.

El-Nusra cephesi 2012 de Suriye arenasında çıktı, adını Fetih el-Şam olarak değiştirdi, sonra başka gruplarla ittifak ederek Heyet Tahrir El-Şam kuruldu. Suriyelilere yaptığı ihlallerden dolayı Mayıs 2013 te Amerikan Dışişleri Bakanlığı tarafından bir terör örgütü olarak sınıflandırıldı.

Heyet’in politikasında zayıf noktalar bulunmaktadır; Batı’ya göstermeye çalıştığı esneklik Heyet’in örgütsel gücünü temsil eden aşırıcı üyeleri ile sıkıntılar yaratmaktadır.

Bunlarla beraber boğucu ekonomik kriz ve Türkiye tarafından desteklenen diğer muhalif gruplara karşı nüfuz alanı kaybettiğinden dolayı Heyet’e karşı protestolar artmaktadır.

Heyet ile savaşmak Amerika’nın öncelikleri arasında olmayabilir. ABD idaresi Heyet’i, çelişkili politikaları, rakipleri ile yarışmak ve halk protestoları sonucu  zayıflama ve parçalanmaya bırakmayı tercih etmektedir.

Buna dayanarak El- Colani cihatçı kılıfını değiştirmekten faydalanmayacaktır. Çünkü Suriye’nin geleceğinde uluslararası toplum ve halk tarafından kabullenilen bir isim değildir, onun varlığıyla Suriye’deki El-Kaide örgütünün bittiği ilan edilemez.



Yorumlar