Dera el-Beled’te, Rusya’nın sessizliği büyük çaplı bir yer değiştirmeye yol açıyor

Dera el-Beled’te, Rusya’nın sessizliği büyük çaplı bir yer değiştirmeye yol açıyor

Rusya himayesinde Dera halkı ile Şam yönetimi adına müzakere yapan komite arasında yapılan müzakereler bir kez daha çöktü. Ancak bu kez ilgi çeken gerçek; iki tarafın imzaladığı anlaşma iki gün süren bir anlaşmaydı. Bu çöküşe yol açan faktörler, İran’ın kasıtlı engellemesi ve Rusya’nın uygulama aşamasını gözlememesidir.

Al-Hal Net’e konuşan Merkezi Komite içindeki kaynaklar durumu şöyle izah etti; Moskova’nın tarafsız olamadığını ve Dera halkına yönelik olumsuzluk gösteren Rusya’nın sessizliğinin gölgesinde, güvenlikle ilgili ve askeri kuruluşlarda İran nüfuzunu sağlayan unsurların kışkırtmasından dolayı, Dera’da kuşatılmış bölgelerde ret edilen ek koşulları dayatmaya çalışan Şam yönetimi daha üçüncü günde anlaşmayı bozdu.

Kendisini 2018’in yazından beri Dera’da herhangi bir ateşkes veya anlaşma garantörü olarak sayan Rusya Şam’a ve arkasındaki İran nüfuz unsurlarına hiçbir baskı yapma yönünde hareket etmek istememektedir. Bunun asıl sebebi Rusya’nın  anlaşmalar imzaladığı bölgeleri Şam’a ve kendisine itaati kabul etmeyen halkından boşaltma isteğidir.

Özellikle Dera için şu söylenebilir; Rusya’nın oynadığı rol Dera el-Beled mahallelerine uygulanan kuşatmayı sonlandırma adına imzalanan anlaşmayı gözlemek değil, halkın yerinden edilme surecini yürüten bir roldür. Bu durum aralıklı olarak Şam kırsalında Moskova’nın adlandırdığı gibi ‘’yatıştırma anlaşmaları’’ imzaladığı bölgelerde Rusya tarafından dayatılan senaryoları akla getiriyor. Bu senaryolardan birisi en son Doğu Guta halkının büyük kısmı Suriye kuzeyine doğru göç ettiğinde yaşandı. Şimdi de güvenlik ve yaşam standartları açısında Şam’ın yönettiği bölgelerin arasında en kötü durumda olan bölgelerdir.

Şam’ın kuşatılmış Dera el-Beled halkından taleplerinin artması ve anlaşmayı engellemesine karşı Rusya’nın sessizliği, Rus tekliflerini sivillerin kendi topraklarında kalma ve mülklerini koruma haklarını belirlemek olarak kabul eden bölgelerde yaşanan yerinden edilme sürecini dayatmayı temsil ediyor. Şimdiye kadar sadece Dera’da kuşatılmış bölgelerde yerinden edinilenlerin sayısı 20 bin ile 50 bin arasına öngörülmektedir.

Al-Hal Net’e konuşan kaynaklar: Rusya, Güney’de tırmanışlara karşı sessizliğini sürdürecekse, kuşatma altında olan bölgelerin coğrafi konumu, İran’ın yapmaya çalıştığı mezhepsel demografi değiştirme açısında önemlidir.

Kaynakların aktardığına göre; kuşatılmış mahalleler Ürdün ve Körfez İş birliği Konsey ülkelerine açılan büyük bir kapıdır ve orada mezhepçi milislerin bulunması, Suudi Arabistan’ın güney sınırındaki Husiler’in varlığına benzer bir durum yaratacak. Dera halkı ve gençleri yerinden edilmeyi ve kendi topraklarında bu milislerin varlığını ret ediyorlar, bunun pahası ne olursa olsun kendi sebatları, hatta kanlarıyla ödemeye hazırlar.

Kaynaklar, Rusya’dan dileyenlere Ürdün veya Türkiye’ye güvenli şekilde çıkmalarını sağlaması istendiğini açıkladı.

Şam’ın imkânsız koşulları ve halka sunduğu ‘’yerlerini değiştirmek’’ tekli seçeneğinden dolayı geçtiğimiz cuma günü anlaşmanın başarısızlığının ardından Dera el-Beled mahallelerinde olayların nasıl gelişeceğinin takibindeler.

Aynı zamanda Merkezi Komite sözcüsü olan Adnan el-Misalma yaptığı basın açıklamasında ‘’ çıkmaz bir yolun sonuna geldik” ifadesinde bulundu.

Son olarak bahsetmeye değer ki; son iki ayda Dera el-Beled durumuyla ilgili düzenlenen müzakere oturumları 27 kez gerçekleşti. Bununla beraber imzalanmasının üstünden saatler veya günler geçmeden bozdurulan üç anlaşma ilan edildi. Bu müzakereleri yürüten iki tarafdan birisi, halkı temsil eden merkez komiteler idi, diğer taraf Şam’a bağlı Güvenlik Komitesi ve Rus subayları idi.