Bağdat 35°C
Şam 24°C
Pazartesi 21 Haziran 2021
Ben Gurion – Hmeymim  Rusya’nın yeni rotası - الحل نت

Ben Gurion – Hmeymim  Rusya’nın yeni rotası


Geçen şubat ayında Rusya liderliğiyle Şam ile Tel Aviv arasında diplomatik bir arabuluculuk yürütüldü ve sonucunda Şeyh Dağı’nın eteklerinden Suriye sınırına sızan İsrailli bir kızın serbest bırakılması karşılığında birkaç Suriyeli esir serbest bırakıldı. Bu olay, Suriye rejiminin garantörü olmak konusunda ve aynı zamanda İsrailliler arasında bir ağırlığı olan Rusya’nın ciddiyetini ölçmeye kapı açtı. Bununla beraber Rusya’nın sponsorluğuyla İsrail’le esir mübadelesi gibi hassas konularda İran etkisinin kapsamını test etmek için bir fırsattı. Daha önemlisi, Rusya’nın böyle etkinlikler ve İsrail’in istikrarı meselesi yoluyla, kendisini Washington’a göre daha kabul edilecek noktaya getirme düşüncesidir.

Bazı basın kaynakları Rus arabuluculuğunda gizli bir madde olduğundan bahsetti. Bu madde İsrail desteğiyle Suriye’ye korona aşısı ulaştırmak ile ilgiliydi, ama iki tarafın resmi kaynakları bunu reddetti. Bu sızıntı, 2012’den beri Suriye’de kaçırılan Amerikan gazeteci Austin Tice’in serbest bırakılması karşılığında eski Amerikan Başkanı Donald Trump idaresi tarafından Suriye Başkanı eşi Esma Esad’ın tedavisine yardımcı olmak için bir teklif sunulmasına ilişkin sızıntıları akla getiriyor. Bu anlaşmayı engellemek ve rejime ayağa kalkma fırsatı vermemek konusunda İran’ın temel bir rolü olduğu tahmin ediliyor. Çünkü İran, Suriye rejiminin zayıf ve kendi iradesine mahkûm kalmasını istemektedir.

Bunun aynısı, Suriye rejimini koruyan Rus rolünü sürdürmek için bir garanti olarak gören Moskova için de geçerlidir. Bazı yerel ve bölgesel meselelere karşı rejimi sıkı siyasi duruşundan vazgeçme yönüne iten Rusya, aynı zamanda Suriye devlet kuruluşlarını (ordu, güvenlik güçleri ve hükümet) kontrol etmek için, Esad’ı kabul ettirmek ve onu İran’dan uzaklaştırmak gerektiğini görmektedir.

 Diğer yanda Amerikan yetkililerin konuşmalarına göre Suriye rejiminin davranışını değiştirmekle ilgilenen Washington’u razı etmek amacıyla Rusya, şimdiki yaklaşımı bir başlangıç olarak saymaktadır. Ancak en başta İsrail’le ilişki kurmak, Suriye’de birçok hassas siyasi dosyalar İran tarafından kontrol edildiğinden dolayı Rusya, hedeflerine ulaştırmak konusunda zorluklar ile karşı karşıyadır.

Ayrıca Körfez ülkelerine yönelik İran’ın spastik bir duruşu vardır ve İran tarafından reddedilen Suriye iç meselelerinden birisi ülkenin kuzeydoğusunda yer alan ve ana damarı Kürt bileşeni tarafından temsil edilen özerklik projesidir.

Geçen günlerde Şark Al Awsat gazetesi tarafından Suriye Başkanı Eski Yardımcısı Abdül Halim Haddam’ın günlüğünün bir parçası yayınladı. Günlükte 2003’te İran Başkanı Muhammed Hatemi’ye atfedilen bir konuşma yer almaktadır, Hatemi Beşar Esad’a şunu söylemişti: Türkiye’nin Amerika’ya karşı yükümlülüklerine rağmen Türkiye’de iktidarda olan grup bizimle ve İslam dünyasıyla çalışmaya meylidir. Bir Kürt devleti kurulmasına karşı dikkatli olmalıyız.

Şam’ı yöneten İran siyasetinin öncelikleri, çatışmaları durdurma yönünde sarf edilen her çabayı engellemektir ve Hatemi’nin konuşması sabit bir İran stratejisini temsil etmektedir. Diğer taraftan İran ile zımnen muhalefeti elde eden Türkiye, Suriyelilerin kendi aralarında bir anlaşmaya varmalarını engellemek yoluyla, Amerika tarafında desteklenen Kürtlerin askeri varlığını baltalamak konusunda aynı fikirdedir.

Şu anki soru, çözüm bulmak için Rusya’nın alacağı yönle alakalıdır. Eski denge ve itibarı geri kazandırmak amacıyla rejimin davranışlarını değiştirmek konusunda Rusya ne kadar ısrarlıdır? Bunlara ulaşmak adına rejimi İran etkisinden izole etmek yeterli midir? Yoksa İran etkisi İsrail ile barış anlaşmaları imzalayan Körfez ülkeleri etkisiyle değiştirilmeli midir?

Rusya’nın itirazı olmadan Suriye topraklarında İran’a ait mevkileri hedef alan bazı İsrail askeri uçaklarından başka, Şam ile Tel Aviv arasında direk uçuşlar olmadığından, İsrailli bayan Moskova’dan gelen bir uçak yoluyla Ben Gurion Uluslararası Havalimanı’na vardı.

Geçen nisan ayında bazı olaylar Suriye’deki ortağa yönelik Rusya’nın kızgınlığını ortaya çıkarttı ve aynı zamanda İran ile müttefik olan rejime önemli mesajlar verdi. Bu olaylardan birisi 30 Nisan’da ülkenin kuzeydoğusunda yer alan Kamışlı şehrinde olan çatışmalardır. Bu çatışmalarda özerk idareye bağlı olan güvenlik güçleri tarafından, rejime bağlı ve İran’dan destek alan bazı gruplar şehirden çıkarıldı. Bu gelişmeye dair Rusya’nın hiçbir endişesi olmadı, tam tersine aldığı arabulucu rolünde özerk idareye meyilli bir duruş benimsedi.

Başka bir olayda da Rusya’nın aldığı yön daha bariz bir şekilde belli oldu. 27 Nisan’da 65992 numaralı Rus yolcu uçağı İsrail Ben Gurion havalimanından Lazkiye’deki Hmeymim üssüne indi ve hala yolcuların kimliklerine dair kesin bir bilgi yoktur. Ama haberlere göre bu yolculuk Tel Aviv’den Suriye topraklarına son yolculuk olmayacaktır.

Rusya, Türkiye ve Katar’ı bir araya getiren Doha üçlü toplantısında İran dışlandı ve Amerika gözlemcisinin resmi bir şekilde çekildiğini ilan etti. Bu gelişmelere göre İran’ın içinde bulunduğu her siyaseti engellemek amacıyla kesişen ortak çıkarlar bulunmaktadır.

Dolasıyla İran artık hayati askeri değiş tokuşlar içinde bulunmayacaktır. Suriye’nin doğu, batı ve kuzeyinde Amerika ve Rusya ile ateşkes anlaşmaları imzalanan Türkiye, onların önünde tek başına kalmaktadır. Uluslararası toplum ne kadar gecikse de sonunda daha objektif yeni siyasi rotalar tasarlamak zorunda kalacaktır ve bu hedefe ulaşana kadar durumu donduracaktır.

Rusya, Suriye’deki İran varlığının ağır bir yük olduğunun ve Suriye’deki istikrar, imar ve mültecilerin dönmesini sağlayacak Arap ve Batı finans akışının, rejimin İran’dan ayrılmasına bağlı olduğunun farkındadır. Batı tarafından kabul edilecek bir siyasi çözüm bulmak, Tahran’ın milisleri çekmesi koşuluna bağlıdır. Fazla seçeneği olmayan Rusya fiilen feragat ettirerek özellikle Arap-İsrail çatışması konusunda rejimi zorlamaktadır. İran’a yükümlülükleri olan rejim, güçlüklerin iyice farkındadır.

Bu aşamada sorulan soru şudur, rejim Rusya’yla Lazkiye-Ben Gurion yönünde ilerlerse gerçekten İran’ın elinden kurtulabilir mi? Yoksa yanılmaya devam mı edecek, ta ki Rusya’nın Esed’siz ve İran’sız Suriye’yi bu yolda yürütmeye karar vermesine kadar?



Yorumlar