HTŞ’nin kontrol ettiği bölgelerde yeni kimlikler çıkarmadaki amaçları nelerdir

HTŞ’nin kontrol ettiği bölgelerde yeni kimlikler çıkarmadaki amaçları nelerdir
أستمع للمادة

İdlib’de yeni kimlik kartlarının çıkarılması, Şam Kurtuluş Heyeti’nin (eski adıyla Nusra Cephesi) sivil kolu olan sözde ‘Kurtuluş Hükümeti’ tarafından atılan yeni bir adımdır. Birçok insan, Kurtuluş Hükümeti’nin finansman politikası bağlamında, yerinden edilenlerin büyük bir kısmını oluşturan nüfusun çilesini açık bir şekilde sömürülerek ve kötüleşen hayat şartlarını göz ardı ederek, bu adımı söz konusu hükümet için finansal gelir toplamanın bir yolu olarak görüyor. ‘Suriye Müdahale Koordinatörleri’ ekibi tarafından hazırlanan bir rapora göre, Suriye’nin kuzeybatısındaki yoksulluk oranları yüzde doksanı aşarak yeni rakamlara yükseldi. 

Türkiye’nin desteklediği Suriye Milli Ordusu’nun Suriye’nin kuzeybatısında kontrol ettiği tüm bölgelerde yaşayanların, Şam Hükümeti tarafından çıkarılan kimlik yerine bu bölgelerdeki yerel konseyler tarafından verilen kimlik kartlarına sahip olmalarına rağmen, Kurtuluş Hükümeti, kendi kontrolü altındaki bölgelerde yaşayanlardan on dört yaşını dolduran herkesi, nüfus şubeleri aracılığıyla yeni kimlik kartı almaya mecbur eden bir proje başlattı. 

Kurtuluş Hükümeti, İdlib’de yeni kimlik almak için başvuruda bulunurken talep sahibinin ikamet ettiği bölgede bir nüfus kaydına sahip olmasını şart koşmuş ve dolayısıyla nüfus müdürlüğünün pullarını içeren her türlü şahsi kanıt getirmesini zorunlu kılınmıştır. 

Kurtuluş Hükümeti, İdlib’in merkez ve kırsalı, kontrol ettiği ilçe ve kasabaları yirmi beş nüfus müdürlüğüne böldü. Yanı sıra Lazkiye, Tartus, Humus, Deraa, Kuneytire, Hama, Rakka, Deyri-zor, Haseke, Halep ve kırsalı, Şam ve kırsalından yerinden edilenlerin medeni işlemlerini yürütmek adına altı nüfus müdürlüğü açtı. 

Yabancı savaşçılara vatandaşlık vermek için, İdlib’de yeni kimlikler

Pek çok gözlemci, İdlib’de yürütülecek yeni kimlik projesi, Şam Kurtuluş Heyeti’nin bölge üzerindeki kontrolünü güçlendirmek, bölgede Heyet’e sorun teşkil eden farklı yer ve hatta farklı uyruklu olan göçmenler başta olmak üzere, bölgede ikamet edenler hakkında bilgi toplama girişimi anlamına geldiğini söylüyor. 

Bu bağlamda HTŞ, Suriyeli olmayanlara ‘Yabancı Göçmenler Dairesi’ adında bir kayıt oluşturdu ve bölgedeki yabancılar hakkında elde ettiği bilgileri herhangi bir tarafla paylaşmamaktadır. 

Ancak bu adım, HTŞ’nin, sayısı beş binden fazla olduğu tahmin edilen, elliden fazla farklı uyruktan yabancı savaşçılara Suriye kimlikleri vereceğiyle ilgili korku ve endişe yarattı. Çünkü bu şekilde bu savaşçıların gerçek medeni verilerinin kayıp olup ve onlara bir Suriye vatandaşı olarak muamele edilmesi anlamına geliyor. 

Bu bağlamda Suriye Hukukçular Derneği direktörü Gazwan Kurunful: İdlib’de Şam Kurtuluş Heyeti tarafından yeni kimlik çıkarılması, özellikle doğum yeri ve tarihi hakkında bilgi içermiyorsa, Suriye’nin kuzeybatı bölgelerinde demografik bir değişimin yaşanmasına katkıda bulunuyor. 

Al-Hal Net ile konuşma yapan Kurunful şunları ekledi: yabancılara Suriye kimliği verilmesi adeta bir felakettir, çünkü kimliği aldıktan sonra Suriyeli olarak kabul edileceklerdir. Bu, Heyet’in lideri Ebu Muhammed el-Colani’nin Heyet’in o sırada kardeş olarak sunduğu yabancı savaşçılarından vazgeçmeyeceğine veya terk etmeyeceğine dair açıklamalarını doğruluyor. 

Ancak bu kişilerin Kurtuluş Hükümeti’ne kökenlerine dair sahte bilgi verme ihtimalleri vardır. 

HTŞ’nin muhaliflerini takip etmek

Kurtuluş Hükümeti İdlib’de yeni kimlik kartı çıkarılabilmesi için nüfus müdürlükleri tarafından düzenlenen bir tutanak ibrazı şartı koydu. Söz konusu belge, rejim kontrolünden çıkan ve muhalif gruplar lehine bırakılan Şam hükümetine bağlı kurumlarda bulunan nüfus sicil sekretaryalarına başvurmaktan sonra verilen bir belgedir. 

İdlib’de olduğu gibi diğer illerden yerinden edilenlerin nüfus kayıtlarının kopyası Kurtuluş Hükümeti’nde bulunmadığından, kimlik talibinin bölgesinden gelen aynı zamanda Heyet yanlısı kişilerin yardımıyla yapılan kapsamlı güvenlik soruşturmaları ardından, yerinden edilenlere kimlik verme kararı alınacak. Böylece İdlib’de ikamet edenlerin büyük bir kısmı, bölgeyi yöneten güvenlik dairelerine açıklama yapmak zorunda kalacak. Bu, HTŞ’ye muhalif olanların yargılanacağı veya tutuklanacağı korkusunu arttıyor. 

Güvenlik gerekçesiyle adını açıklamamayı tercih eden İdlib’de bir aktivist Al-Hal Net ile yaptığı konuşmada şunları söyledi: Şam Kurtuluş Heyeti (HTŞ), uluslararası toplum tarafından kabul ve itibar kazanmak amacıyla İdlib’de yeni kimlik çıkarmak gibi projeler yürüterek, kendi kontrolü altında olan bölgelerdeki durumu kurumsal bir şekilde organize etmeye odaklanan bir hükümet olarak görünmeye çalışıyor. Ancak onun asıl amacı, sürekli yaptığı ihlalleri dile getiren tüm sektörleri ele geçirmek ve bölgedeki politikasını eleştiren bazı medya profesyonelleri başta olmak üzere muhaliflerini takip etmektir. 

HTŞ, yeni kimlik çıkarma hakkına sahip değil

Eleştirenlere göre, bölgeye geçiş noktaları, akaryakıt ve ekmek üretimi gibi tüm hayati ekonomik sektörleri kontrol etmekle durmayan HTŞ, farklı bahaneler çıkarak halktan para toplamak peşinde. Bahsetmeye değer ki; İdlib’de yeni kimlik edinmenin maliyeti yaklaşık iki buçuk dolar. Bu da bazı sakinlere göre bir yüktür ve HTŞ’yi finanse etmek için atılan bir adımdır.

Al-Hal Net web sitesi, İdlib’de nüfus cüzdanı alma mekanizması, edinme ücretinin miktarı, kişilerin kimlik bilgelerinin doğrulanmasıyla ilgili açıklamalar almak adına sözde ‘Kurtuluş Hükümeti’ ile iletişime geçmeye çalıştı. Ancak bu raporun yazıldığı ana kadar hiçbir yanıt verilmedi.

Son olarak, Gazwan Kurunful’un aktardığına göre, Şam Kurtuluş Heyeti, kontrol ettiği coğrafi bölgeyi devletinin sınırları olarak sayıyor, yetkisi ve meşruiyeti olan bir hükümet olarak hareket ediyor. Dolaysıyla bu durum, Suriye coğrafyasının bir çeşit bölünme şeklidir. Ancak İdlib’de nüfus cüzdanlarının ve diğer belgelerin çıkarılması, düzenleyen makamların yasa dışı olması nedeniyle yasal olarak kabul edilmez. Bununla beraber uluslararası toplumun Suriye’nin kuzeybatısında bir terör örgütü tarafından yürütülen siyasi bir oluşumun varlığına izin vermesi imkânsız. Dolaysıyla HTŞ’nin yaptıkları, yalnızca bölge sakinlerini tüketmek ve sömürmekten başka bir işe yaramayan geçici önlemlerdir. 

شاركها على ...