Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı, Suriye’ye insani yardım ulaştırılma mekanizmasını etkiler mi

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı, Suriye’ye insani yardım ulaştırılma mekanizmasını etkiler mi

Yardımların sınır ötesi dağıtım mekanizmasına ilişkin BM kararının uzatılması zamanı yaklaştıkça, Suriye’ye insani yardım ulaştırma konusunda sivil kuruluşlar ve yardım kuruşlarının endişeleri artıyor. Bununla beraber Suriye muhalefetinin Rusya’nın bu mekanizmayı sona erdireceği ve Suriye’nin kuzeyine yardım ulaştırmayı Şam hükümetinin kontrolündeki bölgeler yoluyla kısıtlayacağı yönündeki korkuları artmaktadır.

Birkaç gün önce Rusya’nın, bazı gözlemcilerin Batı’ya şantaj olarak nitelendirdiği bir pozisyonda Suriye’ye insani yardım ulaştırmayla ilgili BM kararına uymama tehdidinde bulunması mevcut korku ve endişeleri daha da arttı.

Rusya’nın Birleşmiş Milletler temsilci yardımcısı Dmitry Polyanski: Moskova, Batı ülkelerinin Suriye’ye sınır ötesi yardım ulaştırmaya ilişkin karara uymamalarına göz yummayacak. 

Polyanski, sınır ötesi yardım ulaştırma mekanizmasının süresi önümüzdeki yaz sona erecek. Bu konuya ilgili BM kararının hükümleri arasında bugün uygulanmakta olan tek bir madde var ve hiç kimse geri kalan maddeleri yerine getirmeyecek gibi görünüyor. Aynı anda Şam hükümeti, temas hatları yoluyla İdlib’e insani yardımları ulaştırmanın mümkün olduğunu fiilen kanıtladı. 

Rus delegasyonunun açıklamaları ardından ‘Dünya Gıda Programı’ organizasyonu, Suriye hükümetinin kontrolündeki bölgelerden Suriye-Türkiye sınır hattı yakınlarda yer alan Bab el-Hava’daki depolarına gıda yüklü on dört tırdan oluşan yeni bir BM yardım konvoyunun Suriye’nin kuzeyine girdiğini duyurdu. 

2014 yılından bu yana yürürlükte olan Suriye’ye sınır ötesi insani yardım ulaştırma mekanizmasına dair 20156 Güvenlik Konseyi kararının süresinin uzatılmasıyla ilgili oylamanın önümüzdeki temmuz ayı başlarında yapılması bekleniyor.

Ukrayna’daki gelişmeler ve Suriye’ye insani yardım ulaştırılmasına dair hesaplamalar

 Rusya meselelerinde uzman araştırmacı D. Mahmut el-Hamza’ya göre söz konusu oylama zamanı gelene kadar Moskova’nın Suriye’ye yardım ulaştırma konusunda duruşu Ukrayna sahasındaki gelişmelere göre belirlenecek. 

Al-Hal Net’e konuşan el-Hamza: Rusya’nın Suriye’ye yardım girişi süresini uzatmama tehdidi, Ukrayna konusunda Batı ile gerginliğin zirvede olduğu zamanda geldi. Geçtiğimiz yıllarda Rusya, ABD’nin Şam hükümetine uyguladığı Sezar yaptırımlarının etkilerini hafifletmek, Mısır’ın Suriye toprakları üzerinden Lübnan’a doğal gaz ulaştırma hattına göz yummak dahil olmak üzere tavizler vermesiyle beraber insani yardım ulaştırma mekanizmasının uzatılmasını kabul etti. 

El-Hamza şunları ekleyerek devam etti: Moskova ile Washington arasındaki gerilimin artması ve aralarında yaşanan diplomatik, ekonomik ve hatta askeri krizden dolayı Rusya’nın koşulları daha sıkı ve zor hale gelecek. Bu bedel ABD’nin Ukrayna’yı desteklemek konusundaki tutumuyla ilgili olabilir. Moskova’nın Suriye’ye insani yardım ulaştırma mekanizmasını devam ettirememesi  olasılığı daha yakın görünüyor. Bunun nedeni Moskova’nın Şam’ı destekleme  isteğidir. Ekonomik açıdan yardımların Şam tarafından kontrol edilmesini sağlayarak, aynı zamanda Kremlin Suriye rejiminin izolasyon durumundan çıkmış olmasını diplomatik olarak da destekliyor.

Diğer yandan siyasi analist Fewaz el-Muflih, Rusya ve ABD’nin Suriye meselesini Ukrayna meselesinden ayrı tutmak konusunda hem fikir gibi göründüklerine işaret etti. 

Al-Hal Net’e verdiği demetçe: Rusya büyük ihtimalle Suriye’ye sınır ötesi yardım ulaştırma mekanizması süresinin uzatılmasına karşı çıkmayacak. Ancak bu insani durumu kullanarak siyasi ve ekonomik amaçlara varmak adına şantaj yapacak. 

Sınır ötesi insani yardım ulaştırmanın alternatifleri

Gündemdeki en sık sorulan soru; Rusya’nın yardım ulaştırma mekanizması süresinin uzatılmasına karşı çıkma durumunda, sakinlerinin çoğu yoksulluk sınırının altında yaşayan Suriye’nin kuzeyine yardım akışının devam etmesini sağlamak için BM ve donör ülkeler önündeki alternatifler nelerdir?

Bu bağlamda, uluslararası kuruşların çalışması konusunda uzman olan Ahmet Azuz’a göre BM’nin sunduğu yardımın yaklaşık yüzde sekseninin Suriye Kızılayı ve Suriye kalkınma Vakfı aracılığıyla yapıldığını ortaya çıkaran raporlara atıfta bulunarak, Suriye’nin kuzeyine Şam üzerinden yardım sunma seçeneğinin uzak bir ihtimal olduğunu belirti. 

Al-Hal Net’e konuşan Azuz: BM’nin sunduğu yardımların Şam rejimine bağlı kuvvetler tarafından kullanılması, ihtiyaç sahiplerine yardım dağıtmada herhangi bir şeffaflık veya profesyonellik olmaması ve Suriye’nin kuzeydoğusuna yardım dağıtılmasını engellemekle ilgili ortaya çıkan bir dizi skandaldan sonra, donör ülkelerin yardımların Şam üzerinden geçişini oylaması zor. 

Alternatiflerden biri, Suriye’nin kuzeyindeki yerel pazarlardan gerekli malları satın alarak iç bölgelere yardım sağlayabilen uluslararası şirket ve kuruşlar benimsemek. Çünkü Kuzey Suriye ile Türkiye arasındaki sınır geçişleri ticari amaçlara açık ve hep açık kalacak.

Azuz: birçok insani kuruluş bölgenin ekonomisini teşvik etme adına kuzeyin pazarlarından gıda ürünleri satın almaktadır. Aynı zamanda ABD ve Almanya, BM kararının yenilenmemesi durumunda Suriye’ye yardım ulaştırmak için alternatif bir plan hazırlamaya başladılar. 

Yardım ulaştırma görevini Şam hükümetine devretmeye karşı uyarılar

Suriye’nin kuzey bölgesinde çalışan ‘Müdahale Koordinatörleri’ ekibi, Suriye’nin kuzeybatısındaki bölgelere Şam hükümeti ile temas noktalarından uzaktaki bölgelerde yardım ulaştırmanın önemini vurguladı.

Ekip tarafından yapılan bir açıklamada bölgede yaşanan kötü insani koşullar ve halkın çoğunun düşük ekonomik durumu nedeniyle Türkiye ile sınır noktalarının kapatılmasına karşı uyarıda bulundu.

Söz konusu açıklamada: Suriye’ye sınır ötesi yardım ulaştırılmasını Şam hükümetinin eline vermenin, dağıtımı geciktirmek ve bölgede her geçen gün halkın artan ihtiyaçlarını karşılayamamak anlamına gelmektedir. 2585/2021 sayılı BM Güvenlik Konseyi tarafından çıkarılan kararın uygulandığı günden bu yana Şam hükümeti ile temas noktalarından gıda yardımı içeren kırk üç kamyon ve barınma, gıda, eğitim alanlarında çeşitli malzeme taşıyan on bin kamyon Bab el-Hava sınır kapısından geçti.

Ekip, Türkiye ile Bab el-Hava sınır kapısının kapatılma ihtimalini, bölgede yaşayan sivil halkın toplu şekilde öldürülmesi olarak nitelendirdi. Uluslararası toplum ve BM Güvenlik Konseyi’ne Suriye’nin kuzey bölgesinin bu aşamaya getirilmemesi çağrısında bulundu.