İdlib üzerinde çatışan güçlerin yarışına karşı Türkiye’nin verdiği güvenceler… Savaşın kaderi kim belirleyecek?

İdlib üzerinde çatışan güçlerin yarışına karşı Türkiye’nin verdiği güvenceler… Savaşın kaderi kim belirleyecek?

Suriye’nin kuzeybatı bölgelerinde özellikle İdlib ilinde Rusya ve rejim güçleri tarafında askeri tırmanış yaşanmaktadır ve geçen haftalarda şiddet yoğunlaşırken, saha verilerine göre İdlib yeniden askeri operasyonlar yoluna dönmeyecektir. Böylece şehir şu ana kadar bilinmez bir kadere mahkûm görünmektedir.

Geçen günlerde Suriye ordusu İdlib’in güneyinde muhalefet gruplarıyla teması olan noktalardaki güçlerinin çoğu kırsal bölgelere çekildi. Atılan bu adıma göre askeri analistler şu aşamada rejim güçleri için karadan ilerlemenin seçenekler arasında olmadığını belirtti.

Sahadaki kaynaklara göre Suriye güçleri 25. tümene bağlı olan birkaç birimi idlib’in güneyindeki ilçe ve köylerden Maarat el Numan, Maar Şurin ve Kafruma gibi yerlerden çekti ve Suriye kırsalına doğru yönlendirildi.

Al-Jazeera araştırma merkezi tarafından çıkarılan bir rapora göre bölgeyi kontrol eden askeri güçlerin örtüşmesi ve aktif olan askeri güçlerin çokluğu nedeniyle (en önemlisi Rusya ve Türkiye) İdlib’de askeri çözüm seçeneği söz konusu değildir.

Dolasıyla şimdiki aşamada askeri senaryolar pek tercih edilmez. Özellikle İdlib’deki aktörlerden birisi askeri çözümü seçerse bu, Birleşmiş Milletler’ in arabuluculuğuyla uluslararası tarafların siyasi bir seviyeye varma girişimine merhamet kurşunu (ötanazi) sıkmak demektir.

Ancak Rusya’dan desteklenen, Suriye ordusu taburları tarafından gerçekleştirilen hava ve topçu bombardımanı yoğunlaştırmasını göze önüne alınca İdlib’de aktivistler, şehrin güney kanadından Suriye güçlerinin karadan ilerlemesine dair korkularını belirtti.

Saha aktivisti olan Bedir El-İdlibi Suriye ordusu ile muhalefet grupları arasında askeri operasyon ve çatışmaların başa dönme ihtimalinin büyük bir ihtimal olduğunu söyledi. El-İdlibi’ye göre; bu durum Suriye’nin farklı bölgelerinden gelip İdlib’de yaşanan milyonlarca insanın göç etmesine yol açacaktır.

El-İdlibi Al-Hal Net ile yaptığı görüşmede şunları ekledi ‘’Türkiye’nin verdiği güvencelerin önemi yoktur. Şu anda İdlib’in kuzeyindeki mevkilerde olduğu gibi rejimin gerçekleştirdiği tüm operasyonlar askeri hazırlıklarla başlıyordu. Türkiye medya yoluyla halka güven vermeye çalışıyordu ama sonra çizdiği her çizginin sahte olduğu ortaya çıktı ‘’.

İdlib’de bu askeri tırmanış yaşanırken Suriye’nin kuzeybatısının milyonlarca sakini, önümüzdeki ayın 10’unda yapılması gereken Güvenlik Konseyi toplantısını beklemektedir. Beklenen toplantıda 2533 sayılı kararın yeniden oylanması tartışılacaktır. Söz konusu olan bu karar Birleşmiş Milletler’in Bab El-Hawa kapısından yardımlar geçirmesiyle ilgili bir karardır. Aynı zamanda Washington görevini yenilemeye çalışmaktadır.

Rusya buna karşı kararı veto etmek için çabalıyor. Böyle bir durumda yardımlara güvenen milyonlar, insani krizle karşılaşacaktır.

Rusya’ya göre Suriye’ye sağlanan insani yardımlar Suriye hükümeti yoluyla olmalıdır. Rusya bunu başarırsa hem özerk yönetim hem de Suriye muhalefeti sağlanan yardımları Suriye hükümetinden almak zorunda kalacak demektir.