İsrail’in Suriye’deki İran noktalarına yönelik düzenlediği son saldırılarda bir değişim var mı

İsrail’in Suriye’deki İran noktalarına yönelik düzenlediği son saldırılarda bir değişim var mı
أستمع للمادة

İsrail’in Suriye’ye yönelik hava saldırıları son zamanlarda çoğaldı ve en büyük kısmı İranlı milislerin ve yanlılarının yerlerini hedef aldı. Yeni bir nükleer anlaşmaya vardıran formüller konusunda Batı ile İran arasındaki gerilimin devam etmesine ek olarak, Tel Aviv’in Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik başlattığı savaşa dair tutumu ile ilgili İsrail-Rusya anlaşmazlığının şiddetinin artması nedenyle, Suriye arenası dramatik değişikliklere yol açabilecek yeni bir duruma tanık olabilir. 

Geçtiğimiz Nisan ayında tam olarak  27 Nisan salı sabahı, başkent Şam etrafında yer alan bazı İran hedefleri, İsrail tarafından füze saldırılarına maruz kaldı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre saldırı sonucunda dokuz kişi öldürüldü, beşi Suriye yönetimine bağlı kuvvetlerden geri kalan dördü de İran yanlısı milislerden.

İsrail’in Suriye’deki saldırılarının içerdiği mesajlar

İsrail’in Suriye’de düzenlediği son saldırıların taşıdığı anlama dair konuşan Şam Üniversitesi’nde eski sosyoloji Profesörü Talal Mustafa’ya göre İsrail tarafından Şam kırsalında konumlandırılmış bazı İran askeri noktaları ve Lübnan’da Hizbullah’ın bombalanması gündemde yeni haber sayılmaz. İsrail, Suriye’nin farklı bölgelerinde (güney Suriye’den Şam kırsalından, orta bölge Humus ve Misyaf’a, oradan doğu Suriye’de yer alan Deyrizor’a kadar) mevcut İran askeri noktalarına yönelik periyodik olarak hava ve füze saldırıları düzenledi. İsrail’in Suriye’de yürüttüğü saldırılar yaklaşık on beş günde bir gerçekleşiyor. 

Al-Hal Net ile yapılan konuşmada Mustafa şunları ekledi: İsrail’in bu askeri stratejisi, İran’dan Hizbullah’a silah taşınmasının önüne geçmek ve Suriye’nin güneyinde, İsrail’e yakın bölgelerde İran ve Hizbullah’ın askeri varlığını engellemek adına belirli hedeflere ardışık saldırılar düzenlemeye dayanıyor. 

Konuşmasına devam eden Suriyeli akademisyen: İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü askeri tırmanış ve nükleer meselesi kapsamında yapılan İran-ABD müzakereleri, ayrılmaz iki konudur. İsrail’in 2020’de İran Savunma Bakanlığı bünyesinde bulunan Araştırma ve Geliştirme Kurumu başkanı, nükleer bilimci Muhsin Zade suikastını göz önüne alarak, anlaşılır ki yapılan saldırılar ‘İsrail, İran’ın nükleer faaliyetlerinde herhangi bir artış kabul etmeyecek’ anlamında ciddi bir mesaj taşıyor. 

Akademisyen Mustafa’ya göre bu saldırılar aynı zamanda İsrail Başbakanı Naftali Benet’in siyasi konumunu güçlendirmek ve onu İran ve Hizbullah’tan gelen risklere karşı İsrail’in güvenliğinin gerçek garantörü olarak sunmak adına İsrail hükümetinden vatandaşlarına yönelik bir mesajdır. Uluslararası arenada Rusya’ya ‘Ukrayna’da geniş bir Yahudi topluluğunun varlığına rağmen İsrail’in oradaki savaşa müdahale etmemesi karşılığında, Rusya İran ve Hizbullah’ın Suriye’deki askeri nüfuzuna bir sınır koymalı’ anlamında gönderilen bir mesaj olarak algılanır.

İsrail saldırıları ve İran’ın askeri sanayilerini imha etmek

Esad rejimine bağlı kuvvetlerden kaçan Albay ve askeri analist Ahmet Hemada’ya göre İsrail’in Suriye topraklarına düzenlediği saldırılar, İranlı milislere, İsrail hava kuvvetlerine ve füzelerine karşı koyan hava savunma araçlarına, hassas cihazlar ve insansız hava araçları üretimi alanında bazı teknik birimlere karşı devam etmektedir. 

Konuşmasına devam eden Albay Hemada: bu yıl içerisinde Rusya’nın sessizliğiyle İran’a ait dokuz nokta saldırılara hedef oldu. Tahmini olarak Ukrayna meselesiyle ilgili İsrail’in tutumunda değişiklik olması korkusundan dolayı Rusya, İsrail’i kızdırmaktan uzak duruyor. Aynı bağlamda İsrail de İran’ın Suriye’de özellikle güneyinde güçlü şekilde nüfuz etmesini engellemek amacıyla İran’a ait noktalara yönelik saldırılarının devam etmesini sağlamak adına Rusya’nın sessiz kalmasını istiyor. 

İsrail, İran’ın Suriye güneyinde özellikle iki askeri sektörde güçlü bir askeri temel atmasını engellemek ile ciddi anlamda ilgileniyor. Bu iki sektörden ilki drone uçaklar ve bu çerçevede 15 Nisan’da Şeyh Dağı bölgesinde konumlandırılmış İran dronlarının toplanma noktalarını hedef aldı. İkincisi; füze üretim sektörüdür. Dolaysıyla Misyaf şehri etrafında bulunan İran’ın füze üretim fabrikaları İsrail tarafından bombalandı. Genel bir bakış açısıyla İsrail’in bu saldırılarının amacı Güney Lübnan’daki Hizbullah’a silah erişimini engellemektir. 

Askeri analist ve muhalif Albay Fayez el-Esmer’e göre İsrail’in Suriye topraklarında gerçekleştirdiği saldırıların sayısı ayda bir ya da iki saldırıya kadar artış göstermişse bile sıklığı değişmedi ve hala aralıklı şekilde devam ediyor. Hedefler ise sadece İranlı milisler ve İran Devrim Muhafızları’na ait bazı özel yerler, hava yoluyla Şam ve T-4 havalimanlarından veya Lazkiye limanını kullanarak deniz yoluyla gelen silah sevkiyatlarıdır. Gerçeğe bakılırsa bu saldırılar, bu şekil ve yöntemle İran’ın Suriye’deki varlığını sınırlandırmayacak.

Al-Hal Net’e konuşan el-Esmer şöyle devam etti: nükleer anlaşması bağlamında yapılan müzakerelerin sekteye uğraması veya diğer siyasi meselelerin hangisi olursa, Suriye’de İsrail’in saldırılarının sıklığındaki artışla bağlantılı değil sanırım. Durum daha ziyade İran’ın konumlanması veya özel önemi olan silah ve füze sevkiyatlarının gelişiyle ilgili İsrail’e ulaşan istihbarat bilgileriyle bağlantılı. Söz konusu bilgiler ulaştığında, İsrail kuvvetleri Suriye’de bu çeşit faaliyetleri hedefe almak için sınırsız yetkilere sahip olduğundan otomatik olarak harekete geçiyor. 

Rusya ile İsrail arasında anlaşmazlık mı var?

Suriyeli yazar Dr. Zekeriya Melahifçi’nin işaret ettiğine göre Suriye topraklarında düzenlenen son İsrail saldırıları havadan değil, 334. İsrail Topçu Taburu tarafından karadan karaya (Ekstra) füzelerle gerçekleştirildi. Bu da açıkça İsrail ile Rusya arasında bir anlaşmazlığın göstergesidir. 

Al-Hal Net’e konuşan yazar şunları söyledi: görüldüğü gibi Suriye hava sahasını ele alan Rusya tarafından, Şam Uluslararası Havalimanı yakınlarında bulunan Dördüncü Tümen’in depolarını bombalamak amacıyla İsrail’e bir hava saldırısına izin verilmedi. Bu tür saldırıların genellikle hava yoluyla düzenlenmesine rağmen, Rusya’nın bu tutumu İsrail’i füze kullanmaya zorunlu olarak yönlendirdi. Rusya tarafından gelen engellemenin nedeni, Ukrayna’daki durum ile ilgili Moskova ve Tel Aviv arasında yaşanan anlaşmazlık olabilir.